Ekoloji Birliği, “Ormanlarımız, geleceğimiz ve yaşam hakkımız için ACİL ÇAĞRI! YANIYORUZ!”
Yerel ekoloji dernek ve platformların bir araya gelerek oluşturduğu EKOLOJİ Birliği orman yangınlarıyla ilgili yaptığı açıklamada önlemlerin alınması için acil çağrı yaptı. Açıklamada, “Türkiye’nin dört bir yanında devam eden orman yangınları, her geçen gün etkisi daha da artan bir kriz haline gelmiştir.” denildi.Ekoloji Birliği adına açıklama yapan sözcüler Hicran Danışman ve Yücel Kurşun tarafından yapılan açıklamada yangınlarla ekosistemin yok olduğuna dikkat çekildi. Basın açıklamasını okuyan EB sözcülerinden Hicran Danışman, “Kuşkusuz bu yangınlarda son yıllarda derinleşen iklim değişikliğinin etkisi oldukça fazladır. Kapitalist sistem, ekolojik yıkımlarla iklimi değiştirmekte ve küresel ısınma ile ani iklim olaylarına dolayısıyla da iklim afetlerine neden olmaktadır. Son yıllarda ani doğa olaylarının, iklim afetlerinin şiddetlenmesi, insan eliyle alınması gereken tedbirleri ve kamusal sorumlulukları daha da önemli kılmaktadır.” vurgusu yaptı.
Gerekli önlemler alınmalıydı
Açıklamasında yangınlara karşı önlemlerin yetersizliğine dikkat çeken Danışman, “Yangın felaketleri karşısında sergilenen tablonun en kritik yönü, afet öncesinde gerekli önleyici adımların ve risk yönetim planlarının yeterince hayata geçirilmemiş olmasıdır. Erken uyarı sistemlerinin, hava ve kara müdahale kapasitelerinin ve kriz koordinasyonunun yetersizliği, alevlerin kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır.
Ormanlar yalnızca ağaç toplulukları değil, milyonlarca canlıya ev sahipliği yapan karmaşık ve hassas ekosistemlerdir.
Çıkan yangınlarda yok olan yüz binlerce börtü böcek, kuş, memeli ve endemik bitki türü, bu toprakların paha biçilemez biyolojik mirasını oluşturmaktadır.
Kaybedilen her hektar alanla birlikte biyoçeşitlilik ağır bir darbe almakta, toprağın su tutma kapasitesi ve gezegenin nefes kanalları zarar görmektedir.
Yaşanan bu yıkım, geri döndürülmesi onlarca yıl alacak derin bir ekolojik felakettir. Ormanlık alanların madencilik, termik santraller ve enerji projeleri uğruna parçalanması, ekosistemlerin bütünlüğünü bozarak onları yangınlara karşı tamamen savunmasız bırakmaktadır.
Erken uyarı sistemlerine ve hava filolarına yatırım yapılmaması, yangın söndürme hizmetlerinin özelleştirme mantığıyla piyasa koşullarına terk edilmesi, kamusal kaynakların ekolojiyi korumak yerine sermayeyi teşvik etmeye ayrılmasının doğrudan bir sonucudur.” dedi.
Bütüncül anlayış zorunlu
EB Sözcüsü Danışman, sorunun bütüncül ele alınmasının gerekliliğine değinerek, “Alevlerin ortasında canı pahasına mücadele eden orman işçileri ve söndürme ekipleri, bu krizin en ön safındaki emektarlarıdır. Ağır ve hayati riskler taşıyan çalışma koşullarına rağmen orman emekçilerinin özlük haklarının hak ettiği seviyede olmaması, kadro yetersizlikleri ve güvencesizlik gibi temel sorunların çözülmemesi büyük bir eksikliktir. Orman emekçilerinin insanca yaşama, güvenli koşullarda çalışma ve hak ettikleri sosyal güvencelere kavuşması ertelenemez bir zorunluluktur.
Geleceğimize ve yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için orman koruma politikalarının bilimsel ve bütüncül bir anlayışla yeniden yapılandırılması şarttır.
Ayrıca biliyoruz ki; ormanları, suyu ve toprağı metalaştıran bu sistem sürdükçe felaketlerin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. O yüzden, gerçek ve kalıcı bir çözüm, günübirlik kriz yönetimiyle değil, doğayı kar aracı olarak gören bu sisteme karşı yaşamı ve ekolojiyi merkeze alan bir mücadelenin büyütülmesiyle sağlanabilir.
Ekoloji Birliği olarak; iklim değişikliğini önleme politikalarının uygulanması, iklim afetlerine ve yangınlara karşı önleyici tedbirlerin eksiksiz alınması, müdahale imkanlarının güçlendirilmesi ve ekosistemin bütünsel olarak korunması için tüm yetkilileri ve kamuoyunu acilen sorumluluk almaya davet ediyoruz.” dedi.
