Başkan Karlıbel: "Turizm bu şehrin geleceğidir"
Başkan Karlıbel yapmış olduğu yazılı açıklamada; “Turizm bu şehrin geleceği. Karadeniz bölgesinde Rize- Artvin doğa turizmi, Trabzon ise din ve tarih turizmi ile tanınırken Ordu tüm bunları bünyesinde taşıyarak esas anlamda ise kültür ve Eğlence turizmi ile öne çıkıyor. Karadeniz’in yüzük taşıyız.
Şehrimizde hizmet veren oteller ve yeme içme mekanları dünya standartları ile yarışır şıklık ve kaliteleri ile dikkat çekiyor.
Özellikle Düz Mahalle ve Akyazı sahilde yer alan işletmeler yüz akımız.
Akyazı bölgesinde konuşlanan İşletmelerimiz uzun süredir bir takım imar ve ruhsat sorunlarıyla karşı karşıya.
Bu tesislerin yer aldığı arsaların mülkiyeti maliye hazinesine ait olup hemen arkasında yer alan taşınmazların sahipleri tarafından ecri misil yoluyla sahiplenilerek çoğu ikinci şahıslara kiralanmış durumda. Bu tablo ciddi sorunlar yaratıyor.
Bölgede yaşanan birçok problemin çözümü için OSKİ, AKSA ve YEDAŞ gibi kurumlarla zaman zaman görüşmeler yaptık ve çözüm üretmeye çalıştık. Bunun dışında hakkında kapatma ve yıkım kararı olan tesislerin hukuki süreçlerinde ilgili kurumlarla görüşmeler yaptık. Ayrıca bu konunun kökten çözümü için planlama mercilerine söz konusu parsellerin günübirlik turizm alanı olarak ilan edilmesini önermiştik.
Bu parseller ayrıştıkları ana parsele şüyulandırılarak günübirlik turizm alanı ilan edilirlerse ruhsat sorunlarının önüne geçilecek ve yatırımcıların mağduriyeti giderilecektir.
Oysa son durumda bu tesislerin bulunduğu arsaların Milli Emlak tarafından günübirlik turizm alanı ilan edildikten sonra satışa çıkaracağı konuşulmaktadır. Yapılacak bu uygulama yatırımcıları büyük zararlara sokacak, mülkiyetler el değiştirecek, kiralar kontrolden çıkacak daha da kötüsü satın almak için değil “sair” nedenlerle yatırımcılardan “ihaleye girmeme” bedelleri talep edilip pazarlık konusu olacaktır.
Bir an için gözlerinizi yumun ve bu bölgeyi tüm bu tesislerden arınmış halde düşünün. Ordu’nun gülen yüzü solduğunu, tesisler ve istihdam anlamında çok şey kaybedeceğimizi ve bir turizm yaşam havzasını yitireceğimizi göreceksiniz.
Tüm yetkililer mevcut durumu doğru değerlendirmeli, doğru ve uygulanabilir bir imar planlaması ile hukuki çözüm üretmelidir.
Elbette ki tesisler de bu alanlardaki imar notlarına usul ve kurallara sonuna kadar uymalıdırlar. Tesislerin tanımı ve kapladığı alanlar imar kanun ve yönetmeliklerine uygun olarak düzenlenmelidir.
Ege Akdeniz havzasında yaklaşık 2500 turizm tesisi satışa konuldu. Mevcut tesislerimizde bugün yaşanan ekonomik tablo nedeniyle büyük kayıplar içindeler. Buna rağmen yaptığımız istatistik çalışmalarda işverenler çalışanlarına sahip çıkmış en zor günlerinde dahi personel azaltmamış ve umudunu yitirmemiştir. İlimizin 2000 yeni yatağa ve günübirlik tesislere ihtiyacı varken elimizdeki kıymetleri yitirmemeliyiz. Tüm tarafları başta kamu kurumları olmak üzere çözüm üretmeye ve nihayetinde önce Ordu ilkesiyle hareket etmeye davet ediyoruz.” İfadelerini kullandı.

