ELBİRLİĞİYLE FATSA’YI ÇİRKİNLEŞTİRİYORUZ
Siz aldırmayın dışarıdan gelenlerin; “Fatsa çok güzelmiş” dediğine… Doğal güzelliğinin zaten fevkalade olduğunu biz de biliyoruz. Ama aynı Fatsa’yı el birliğiyle çirkinleştirmeye çalıştığımızı da…
Saygıyla anıyoruz
ö. 2022 · 340 yazı · son yazısı 21 Ekim 2022
Siz aldırmayın dışarıdan gelenlerin; “Fatsa çok güzelmiş” dediğine… Doğal güzelliğinin zaten fevkalade olduğunu biz de biliyoruz. Ama aynı Fatsa’yı el birliğiyle çirkinleştirmeye çalıştığımızı da…
Geçen hafta; Fatsa’nın artılarını eksilerini değerlendirmeye ve sorgulamaya çalışmıştım. Ve “Gerekirse haftaya devam ederiz” demiştim. Eksileri sayarken bazılarını eksik söylediğimi fark ettim…
Bizim ülkemizde, Fatsa gibi ilçelerin hizmet alması zordur. Bunun bir yığın nedeni vardır. Birini söyleyeyim size… Yerel yönetim olsa da “yerinden” yönetim yok ülkemizde… Hiç olmadı. Belki de hiçbir…
Sorunları konuşmadan, sorunların çözüldüğünü görmedim ben… Bilakis konuşarak çözüme kavuştuğunu gördüğüm bir yığın örnek var. Bu iş; kişi için de, toplum için de böyle… Yıllardır Fatsa’nın…
Düşüncesini ve bildiklerini aktarması... Bilmediğini öğrenmesi, kendini geliştirmesi... Ruhsal dünyasında olan bitenle yüzleşmesi, birey olabilmesi... Dahası, sosyal bir varlık olduğunun bilincine…
Yıllardır fındığı yazıyoruz. Fındığın ve bölge insanımızın menfaati için… Yazıyoruz da ne oluyor? Bu güne kadar yazdık da ne oldu? Daha kaliteli ve bol üretim için hangi yolu kat ettik? Yıllar yılı…
Gelin sizinle bu hafta ütopik bir dünyaya açılalım. Bunu da Fatsa adına yapalım. Anahtar soru şu olsun: “Yüz binin üzerinde nüfusu olan bir Fatsa, ortak hareket ettiğinde neler yapabilir?” Fatsa…
Birbirimizi anlamıyoruz... İletişim kuramıyoruz... Çok defa duygu ortaklığında bulunamıyoruz... Boş ya da dolu, hep “biz” anlatmak istiyoruz... Bizi anlatsınlar, bizden söz etsinler istiyoruz…
Bir şehrin nasıl yaşadığı önemlidir. Nelere değer verdiği, nelere öncelik tanıdığı önemlidir. Günlük rutin yaşamı nasıl renklendirdiği ve hangi soslarla lezzete kavuşturduğu önemlidir. Daha doğrusu o…
Birbirimizi anlamıyoruz... İletişim kuramıyoruz... Çok defa duygu ortaklığında bulunamıyoruz... Boş ya da dolu, hep “biz” anlatmak istiyoruz... Bizi anlatsınlar, bizden söz etsinler istiyoruz…
Bir ülkeyi sönük ve kadük bırakmanın bir yığın yolları vardır. Ne kadar arzu ederseniz edin; o yollardan yolunuz geçtiyse istenilen noktaya varmanız mümkün değildir. İstenilen nokta nedir? Eskilere…
Nereden geliyorsun? Şu an neredesin? Nereye gidiyorsun? Dünya nereye gidiyor? “Bu sorular da nereden çıktı?” diyenler olabilir. Hemen söyleyeyim: Bir milletin; bu soruları önüne koymasına rağmen…
Yıllardır fındığı yazıyoruz. Fındığın ve bölge insanımızın menfaati için… Yazıyoruz da ne oluyor? Bu güne kadar yazdık da ne oldu? Daha kaliteli ve bol üretim için hangi yolu kat ettik? Yıllar yılı…
Meydanlar şehirlerin kişiliğidir, kimliğidir. Kentin kültürel değeridir. Ve özgürlük sembolüdür. Ama Fatsa Cumhuriyet Meydanı gibi özgür değilseniz, bu değerlerin hepsini alın ve çöpe atın… Garip…
Hatırlayalım lütfen… Sanırım yaklaşık iki yıl önceydi… Çevre ve Şehircilik bakanımız o günlerde Ordu’ya gelmişti. Bir dizi ziyaretlerden sonra ilçemize de uğrayıp bazı projeleri “müjde” gibi…
Ters giden bir şeyler varsa, mevcut ve rutin duruşlarla zaman öldüremezsiniz. Genel bir doğrudur: “Sürekli aynı şeyi yaparak, farklı sonuçlar alamazsınız.” Bir şeyler ters gidiyorsa, o bir şeyleri…
Bilmediğimiz o kadar çok şey var ki... Bildiğimiz çok şey olduğu gibi...(!) İletişime önem vermiyoruz mesela... Ama bunu karşımızdan hep bekliyoruz. Diyaloğu da bilmiyoruz biz... Ama monologda bir…
Altın madeni konusunda Fatsa halkının tepkisi var mı yok mu? Aslında var. Ama “yok” gibi görünüyor. Bu nasıl oluyor peki? Sanki bir avuç insan tepkiliymiş gibi görünüyor ama yapılan ankette madene…
Türk toplumu olarak iletişimde çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Eğer bu sorunlar çözülmezse burnumuz dertten kurtulmayacak. Bizi; biz anlayamazsak, elin oğlu hiç anlamayacak. Zaten her dönemde toplum…
Ülke insanı olarak, tartışma kültürüne sahip olduğumuzu söylemek çok zor. Onun yerine çok iyi kavga ettiğimiz söylenebilir. Sanırım bu da bir kültür… Peki; her “kültür” dediğimiz olgu yararlı mıdır?…
21. Yüzyıla gelmemize rağmen denizden yeterince yararlandığımızı söyleyebilen var mı? Oysa uygarlığa giden yollardan biri denizden geçer. Bazen; “Biz nereye gidiyoruz?” diye düşünmekten kendimi…
Bazen olur bana böyle… “Onu mu yazayım, bunu mu yazayım?” diye düşünür dururum. Çünki konular dört bir yandan saldırıya geçer. İstila altındaki beyin, mahsur kalma talihsizliğini yaşar sessizce…
Keşke Fatsa’nın ve Karadeniz’in şu kronik sorunları olmasa… Ve yazacak hiçbir sorun bulamayıp kara kara düşünsek… Yeni bir sıkıntı da icat edemeyeceğimize göre; çiçekli böcekli şiirsel, romantik…
Büyükşehir olduğumuzdan bu yana tartışmalar hiç bitmedi. Neden büyükşehire ihtiyaç duyulduğuyla başladı bu iş… Dönemin siyasileri büyükşehir yönetimine geçildiğinde, nasıl daha iyi hizmet geleceğini…
Haber ve köşe yazılarında başlığın altındaki Sesli dinle düğmesiyle metni dinleyebilirsiniz. Klavye: Tab ile gezin, Esc ile kapatın, ⌘K / Ctrl+K ile arayın.