Köşe yazısı
FINDIK
Rusya’dan getirilen fındık fidanları, Bolaman yakasına kadar dikilmiş. Babam ve amcam da oradan fındık fidanı almışlar. Çok geniş bir çukur açılmış, içine hayvan kemresi koymuşlar ve itinayla dikmişler. Burada fındık tez büyümüş, 5 -6 sene içinde fındık vermeye başlamış. Hacı Hulusi Baba fındık koçanlarını görmüş, elleriyle onları severmiş. Dalların ucunda panganotlar asılıyor. Buranın insanı altı vakit namaz kılmalı 5’i farz namaz,altıncısı da fındık için şükür namazı olmalı dermiş. hacı Hulusi Baba El ezher’den mezun olunca hocası ona bir asa vermiş. Aç kalırsan asanın dibine oturursun, birisi bir ekmek parası verdi mi asayı alır oradan uzaklaşırsın demiş. Çoğu zaman arkadaşlarla yaya olarak Mısır’ı, Arabistan’ı, Yemen’i, İran’ı karış karış gezmişler. Ne yeyip içtiklerini, hangi ürünleri ekip, diktiklerini öğrenmişler. Bunları notlarına almışlar. seyahatname diye bir kitap yazmış bir de nazımla şiir gibi ilmihal yazmış. İrili ufaklı eserler de yazmış.
Fatsa’da kalınca da müftülük yapmış, gıda maddeleri satmış. Müftü iken caminin imamlığını da yaparmış. Hacı Hulusi Baba vefat edince caminin imamlığını Hacı Hüseyin Sade’ye bırakmış. O zaman imamların maaşı yokmuş. İmamlık fahri olarak yapılırmış. Ben Hacı Hüseyin Sade’nin imamlık yaptığını biliyorum. Bizim arkadaşımız Nazif Sade’nin babası idi. Çok seçkin bir insandı. Hacı Hulusi Baba’nın mezarı: Şimdiki İslamdağ’da aile mezarlığındadır. Bu kadar önemli bir mahsül olan fındık için Hacı Hulusi Baba, ,hergün şükür namazı kılınmalı derken biz bir heyet oluşturup bir defa Ankara’ya gidemedik. Buna da üzülüyorum.
Bugün fındık fiyat artışı yapmaya çok müsait ama sahip çıkamıyoruz. Bu sene fındık fiyatları yükselmeye çok müsait. Ama fındığı en az olan insanlar tefeden para alıp fındığı ucuza satıyorlar. En fakir olan insanın fındığı en ucuza gidiyor. Bunların fındığı piyasadan çekilince fındık fiyatları yükseliyor. Buna da sadece üzülüyoruz. Elimizden bir şey gelmiyor. Şimdi fiyatlar 650 kuruş, belli ki, bu sekiz liraya çıkacak. Biz arz ve talep dengesini kuramıyoruz. Yaşım ilerledi, haftalık yazılar bile bana bir yorgunluk veriyor. Bundan böyle devamlı yazı yazamayacağım. Herkesten çok memnunum. Kendimi gazetenin sahibi gibi sayıyorum. Okurlardan çok memnunum, onları seviyorum. Hiç kimseden bir şikayetim yok. Kendimi halsiz hissediyorum. Yazılarımla incittiğim insanlar varsa onlardan dağlar kadar özür diliyorum. İleride yine buluşacağımızı ümit ediyorum.
TAZİYE
Aile dostumuz Yaşar Ateşli’nin sevgili oğlu Hakan Ateşli’nin ani ölümünden büyük üzüntü duydum. Merhuma Allah’tan sonsuz rahmet ve mağfiretler diliyorum. Aile efradına ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Acılarını paylaşıyorum, cennette buluşmalarını diliyorum. Allah’ın kendilerine böyle acı bir daha göstermemesini diliyorum. Saygılar sunuyorum.




