Köşe yazısı
TARİHTE FATSA
Merkez Büyük Caminin yan tarafında bu günkü kapalı otoparkın bulunduğu yerlerin dikenlerle kaplı bir mezarlık olduğunu, caminin yan tarafında Çullu’ya çıkacak dar bir boğazın bulunduğunu, başkaca yolun olmadığını, hatta bir akşam hava karardıktan sonra yalnız başıma bu dar boğazdan geçmek zorunda kaldığımda, ıssızlık ve mezarlığın bilinmezliklerinden bir hayli etkilendiğimi söylemeden edemeyeceğim. Tarihte Fatsa elbette çok şey hatırlatacaktır. Ancak geceleri sabaha kadar gezen gece bekçilerinin uzun uzun çaldıkları düdüklerinin sesi hala kulaklarıma gelir gibi…
Karagöl Yaylasından çıkıp Çarşamba ve Bafra Ovalarına kışı geçirmek için giden koyun sürülerinin bazılarının Sahil Yolunu tercih etmeleri bazı akşamlar Sahil Yolundan yüzlerce koyunların sürüler halinde geçmesine tanık olmamızı sağlardı. Hatta bir Ramazan gecesi sahura kalkanların tanık olduğu Yerebasmaz Camiin sahil kesiminde sürünün içine dalan bir yolcu otobüsünün onlarca koyunu telef ettiği hala hafızalarda yerini korumaktadır.
Bu nostaljik anılar artırılabilir. Çok değerli ağabeyimiz Kemal Özkara benzer bir yazı dizisi yapmış, nefesimizi tutarak okumuştuk. Ancak zaman ilerlemiş, bu gün çok farklı bir Fatsa oluşmuştur. Bu, bütün dünyada böyledir. Zaman çok şeyin ilacıdır. Hangi Fatsa daha iyidir? İşte bu soruya cevap vermek benim açımdan çok zordur. Tarihteki Fatsa mı? Bu günkü Fatsa mı? Hadi siz de bir düşünün..!




