Köşe yazısı
ARTI-EKSİ
Şimdi gelelim artı tarafına:
Mezun olan öğrenciler için hazırlanan sandalyeleri saydım. 1800 öğrenci sandalyesi vardı. Yetmedi. Ayakta bekleyenlerle 2 000 mezun olduğunu sanıyorum. Stat tribünlerinde her öğrencinin anne, baba ve bir kardeşi olsa 3x2 000= 6 000 kişi vardı. Arada bizim gibi beş kişi katılanları saymıyorum. Töreni izleyenlerin toplamda 8 000 kişi dolayında olduğunu sanıyorum.
Sondan ikinci konuşmacı olarak kurucu Rektör Sayın Orhan Oğuz anons edildi. Sağında ve solunda iki kişinin yardımı ile mikrofon başına geldi. Çok kısa bir konuşma yaptı. Yaşının 98 olduğunu söyledi. Yanlış görmediniz yazı ile de yazıyorum. Doksan sekiz. Sayın hocamız uzunca konuşamaya takatinin yetmediğini ama Atatürkçü gençlerin yetişmesine katkıda bulunmasından gurur duyduğunu söyledi. İşte bu anlama gelen cümlenin kullanıldığı anda stattaki 8 000 kişi refleksle ayağa kalkarak, dakikalarca Sayın Kurucu Rektörü ayakta alkışladı. Burada altı çizilmesi geren iki hususu belirtmeden geçmeyeceğim.
1)98 yaşında bir hocanın verdiği mesaj,
2) 8 000 Kişinin Atatürkçülük kavramına gösterdiği sempati refleksi.
Şili’de Ulu Önder Atatürk’e gösterilen saygıdan daha önce bahsetmiş ve ülkemizde gereği kadar algılanamamasından üzüntümü dile getirmiştim. Ancak törende yaşadıklarımdan sonra şuna inandım ki bu ülkede de hala 98 yaşındakiler bile Atatürk’ü biliyorlar. Adını duyan binlerce kişi aynı anda saygı ve sevgi duygusu ile ayağa fırlayabiliyor. İlkelerinin ebediyen yaşatılacağına bir kez daha inandım. Eksiye gelince: Aynı anda aynı tepkiyi göstererek ayağa fırlayanların beş yılda bir kaybolmasına akıl erdiremememdir.




