Köşe yazısı
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Gerek ana muhalefet ve gerekse muhalefet partileri Suriye konusunda hükümete açık destek vermişlerdir. (En azından bu yazının kaleme alındığı ana kadar durum böyledir.) Fakat maalesef bu güne kadar masal dinlemekten öteye bir adım atılmamıştır.
Bu konu aklıma gelince çok çeşitli masal ve hikayeleri de film şeridi gibi aklımdan geçirdiğimi söylemeden edemeyeceğim. Örnek mi?
Nasrettin Hoca bir gün kilimini kaybetmiş başlamış söylenmeye: ‘Hele bir bulunmasın, ben yapacağımı bilirim.’ Diyerek sağa sola ateş püskürüyormuş. Aradan zaman geçmiş. Kilim bulunmuş. Hoca’nın hırs ve hiddetini merak eden komşusu dayanamayıp sormuş: Hocam çok merak ediyorum. Kilim bulunmasa ne yapacaktın? Hoca hiç düşünmeden cevabını vermiş:’Ne yapacağım canım, pazara gidip yenisini alacaktım.’ Demiş.
Yine Hoca’dan: Hoca mezarlıkta dolaşırken bir köpek görmüş. Köpeği korkutup kovalamak için hışımla üzerine yürümüş. Köpek hiç istifini bozmadan ağır adımlarla yürümeye devam edince, köpeğin korkmadığı anlayan Hoca sağına soluna bakmış, kendisini görenlerin küçümsemesine fırsat vermemek için, köpeği son anda görmüş gibi yaparak ve köpeğe hitaben: ‘Geç yiğidim. Geç.’ Demiş.
Gereken yapılacaktır….
Her gün aynı sözleri dinlemekten bıktık usandık. Artık mutlaka somut bir adım atılmalıdır. Ülke insanın uluslar arası platformda onurunu kurtaracak bir hamlenin yapılması gerekmektedir. Hala bedenine ulaşılamayan, ölü mü, yoksa bir adada ya da bir dağın tepesinde kurtarılmayı bekleyen çaresizlik içinde mi bilmediğimiz iki gözde subayımızın intikamı demiyoruz ama ülkemize yapılan bir hareketin bu kadar sıradan söylemlerle geçirilmesinden de rahatsız olduğumuzu dile getirmeden edemeyeceğiz. Hoca’nın yaptığı gibi bir çıkıştan sonra Suriye’ye geç yiğidim geç demememiz gerekir diye düşünüyorum. Her ne kadar tarihi Kırkpınar güreşleri çok yakında yapılacak olsa da peşrev çekme zamanı geçmiştir.




