İDOP VE ÇEVRE
Kurucuları arasında olduğum ve ilk başkanlığını yaptığım İstanbul Demokrat Ordulular Platformu Vahşi Madenciliğe karşı Konferans başlığı altında üç konuşmacının katıldığı bir toplantı tertiplemiştir. Toplantı 19. Eylül Cumartesi günü Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezinde yapılmıştır. Panelin modaretörü Fatsalı hemşerimiz gazeteci yazar İbrahim Gündüz dostumuzdur. Prof. Dr. Birsen Şengül Oksal, Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül ve Tunceli Barosunun önceki dönem başkanlarından Av. Barış Yıldırım konuşmacı olarak katılmışlardır. Aslında dolu dolu da bilgiler vermişlerdir. Kanımca son derece de faydalı bir toplantı olmuştur. Bu tür toplantılarda genellikle herkes kendisini öne çıkarıcı, sivri çıkışlar yapar ben de buna çok sinirlenirim. Belli bir bölümde modaretör , sunum yapanlar için soru almak istediğinde mikrofonu eline alanın nutuk çekmeye başlaması üzerine Sayın İbrahim Gündüz kibarca bunlara fırsat vermemeye çalışsa da bazı atı olanlar Üsküdar’ı geçmişlerdir. Buraya kadar işin hoş yönü anlatılmıştır. Gelelim madalyonun diğer yüzüne:
Toplantıya katılanlar arasında internet gazetecisi, deneyimli usta Musa Ağacık da bulunmaktadır. Toplantı salonunun büyüklüğü benim gibi Musa’nın da dikkatini çekmiş olacak ki sandalye sayısını tespit etmiş. Salon1365 kişinin katılacağı bir şekilde organize edilmiştir. Öyle ya Ankara’dan, Ordu’dan, Giresun’dan ve Tunceli’den gelen panelistler vardır. Diğer taraftan bu organizasyon İDOP dahil 24 sivil toplum örgütü tarafından desteklenmektedir. Küçücük bir salonda yapılması tahayyül bile edilemez. 24 sivil toplum örgütü her birisi 10 kişi getirse 240 kişi eder ki elbette daha büyüğü düşünülecektir. Çünkü İDOP un geçmişinde (Başkanı olduğum dönemde) Bakırköy kapalı spor salonunda 7-8 bin kişinin katılımı ile gerçekleştirdiği toplantı vardır. Tek başına İDOP 7-8 bin kişi toplayabiliyorsa 24 sivil toplum örgütünün desteklediği bir organizasyona 1365 sandalyeli bir salon yetmese de insanlar ayakta izleyebilirler. Çünkü Salon o kadar büyük ki 600-700 m2 (Tahmini) daha boş alan bulunmaktadır. Yani organizasyonu yapanlar bütün bu incelikleri de düşünmüş olacaklar. Gel gelelim bu kadar ince düşünceli sivil toplum örgütü temsilcileri yaptıkları organizasyonu kendileri unutmuş olacaklar ki salonda 70-80 kişi ya vardır ya da yoktur. Onların çoğu da İDOP üyesi olarak tanıdığım duyarlı insanlardan oluşmaktadır. Hatta 50 ye yakın İDOP yönetim kurulu üyesinin bile yarısı yoktu. Yani toplantı tam bir fiyasko ile sonuçlanmıştır. Rahmetli babamdan ilk kez duyduğum ve fakat Karadeniz’de sıkça duyduğum bir söz vardır. ‘’Herkes marangozdur. Ama kazmanın sapını denk getiremez.’’
Herkes sivil toplum örgütlerinde yönetici, hatta başkan olmak ister. Ancak her şey benim dışımda gelişsin ben de başkanlığın havasını atayım şeklinde düşünür. Bilmezler ki ne kadar emek, o kadar ekmek diye de bir söz vardır. Beceremiyorsanız yapmayın kardeşim. Ben salona girdiğimde utandım. Merak ediyorum bu organizasyonları yapanlar acaba hiç utanıyor mu? Av. Mehmet Yıldız

