FATSA’DA
Bende bir gelenek oluştu. Eskisi gibi sık sık gelemediğim için Fatsa’ya her gelişimde bir öncekine göre gördüğüm değişiklikleri tespit edip, iyilerini övüyor, beğenmediklerimi eleştiriyorum. Önceleri yani kurultay başkanlığı yaptığım ve aktif siyasetin içinde olduğum yıllarda hemen hemen iki ayda bir Fatsa’da olduğum için böyle bir şansım olmuyordu. Çünkü tüm değişikleri anında yaşıyordum. Bu defa on gün ara ile iki sefer geldim. Siyasi gündemin yoğunluğu nedeniyle ilk geldiğimde bu hakkımı kullanamamıştım. Sıra bu sayıya denk geldi.
Peki ne gördüm?
İlk dikkatimi çeken can yakıcı trafik yoğunluğu oldu. Gerçi daha Fatsa’ya gelmeden bu konuya yabancı değildim. Sayın Belediye Başkanımızın sosyal medya açıklamasından öğrenmiştim. Dolunay Sapağından Yenipazar’a kadar olan kısım çoğu zaman felç durumda. Evet trafik felç durumda ama haklı nedenle felç durumda… Sayın Başkanın da açıkladığı gibi bu çalışmalar maalesef yaz aylarında yapılmak durumunda. Yaz ayları da bu güzergâh ister istemez çok yoğun oluyor. Çalışma saatlerinin uzatılması, hafta sonu çalışmalara devam edilmesi şeklinde tedbirlerle süre kısaltılabilir mi? Sayın Başkan tüm bu tedbirlerin de alınıp alınmadığı konusunda bir açıklama yapsa tabii ki iyi olur. Her şeye karşın bu sıkıntıya katlanmak zorundayız.
Ayrıca iki hususa daha değineceğim:
Birisi asansör meselesi. Sahildeki caminin yanında bulunan üst geçit asansörünün çalışmaması beni çok üzdü. İstanbul’dan geldiğim ilk gündü. Tabii ki yorgundum. Sahilde bir hava almak için evden çıktım. Samsun Trabzon yolu üzerinde olması altından büyük otobüs ve tırların geçmesi nedeniyle haklı olarak yüksek yapılmıştı. Gerek engelliler ve gerekse yaşlı ve yorgunlar için çok iyi düşünülmüş bir proje idi. Görünce sevindim. Fakat hey hat bekle bekle gelmez. Sonraki günlerde de yanından geçerken hep kontrol ettim. Maalesef çalışmıyor da çalışmıyor. Sanıyorum Büyükşehir sorumluluğunda bir sorun. Haberleri mi yok, paraları mı yok, yoksa ilgilerini mi çekmiyor. Merak ediyorum.
Son olarak: Bir tesiste (Karalama olmasın diye ismini yazmıyorum) bir Türk kahvesi içtim. Yanında bir çay bardağının yarısı kadar su ve piyasanın en küçük boyu büyüklükte çıkılota ile geldi. Fiyatı 130 TL idi. Fatsa’nın şartlarına göre bana çok pahalı geldi. Hatta evde eşim ile tartıştık. Eşim tesisin bir marka tesis olduğunu, marka tesislerin hemen her yerde aynı tarifeyi uyguladığını söylese de ısrarla pahalı olduğu kanısındayım.

