HARAKİRİ
Daha önce başka bir vesile ile yazmıştım. Tam yerine geldi manzara koyduk misali, bir kez daha yazıyorum. Belki ilerleyen yıllarda yine yazacağım. 6-7 yaşlarındayım. Köyde bir kavga oldu. Sanık olarak karakolda ifade verdim. Müessir fiil, yani adam dövmekten yargılanıyordum. 6-7 yaşlarındaki ben (Tabii yanımda başkaları da vardı) ama benim şüpheli olarak yargılanıyor olmam gerek Jandarma Karakolunda ve gerekse adliyede olay olmuştu. Adam döven çocuk bu mu diye adliye koridorlarında beni izlemek için gelen meraklılar vardı. Kaderim o yıllarda ömrümün adliye koridorlarında geçeceği yönünde şekillenmişti. Öyle de oldu. Ömrümün yarım asırlık (yuvarlak rakam 50 yılı) kısmı adliye koridorlarında geçti. Neyse biz esas konumuza gelelim. Yargılama yapıldı. Ben ve benimle beraber tüm sanıkların beraatine karar verildi. Dönemin Fatsa Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi: ‘’Hadi hepinizin beraatine karar veriyorum. İşin azıcık ciddiyeti olur. Aranızda bir tartışma olmuş olabilir. Ama 6-7 yaşında bir çocuk hakkında adam dövmekten şikayetçi mi olunur? Suyunu çıkarmışsınız!’’ diyerek bizi salondan çıkarmıştı.
AKP iktidarı da işin suyunu çıkardı. Şöyle ki:
Yataktan kalktığımız hemen her sabah telefonları açtığımızda ekranda bir Google haberi ile uyanıyoruz. ‘’CHP li (X) ilçe belediye başkanına sabaha karşı baskın yapıldı. Evinden alınan başkan emniyette göz altında…Başkan ile birlikte ailesinden üç kişi, belediyeden beş kişi, bilme ne kadar da iş adamı olmak üzere toplam bilmem ne kadar kişi İstanbul Emniyetinde göz altında bulunduruluyor.’’ Bu haber artık vakayı adiye den oldu. Son haberi salı sabahı okuduk. CHP li İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, eşi ve ilçe başkanı ile çok sayıda belediye çalışanı sabaha karşı yapılan operasyonla göz altına alındılar. Hem de İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafında. Soruşturmayı yapan yine İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığı… Bizim Hukuk Fakültesinde okuduğumuz yıllarda Ceza Usul Hukuku 3. Sınıfta okutulurdu. Yetkili Cumhuriyet Savcılığı; ‘’ Suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcılığıdır. ‘’ Hatta bir suç uçakta işlenmiş ise ne olur. Örneğin Bükreş’ten kalkan bir uçakta daha kalkar kalkmaz suç işlenmeye başlanmış, Bulgaristan üzerinden geçerken devam edilmiş, İstanbul Hava Alanına indiğinde hala devam ediyorsa, sanık nerede yargılanır bütün bu ihtimaller değerlendirilirdi. Şimdi suç Antalya’da da işlense, Ankara’da da işlense, İzmit’te de işlense İstanbul olayda yetkili olabiliyor.
Sonuç: Bir zamanlar Fatsa Asliye Ceza Mahkemesi hakiminin dediği gibi iş o kadar sulandırıldı ki oy aldıkları tabanları dahi bu yapılanların adil bir yargılama olmadığını açık ara farkla kabul eder oldular. Bu da bana göre CHP’ye baskı yaptığını, CHP nin oylarını düşüreceğini zanneden siyasi iktidarın farkına varmadan HARAKİRİ yaptığı şeklinde yorumlanabilir.

