KADİR İNANIR VE FATSA
Bu dünyadan bir yıldız daha kaydı gitti…
Ardında ise silinmeyecek izler bıraktı. Sevgi bıraktı, saygı bıraktı, unutulmayacak hatıralar bıraktı.
Kadir ağabeyin vefatının ardından o kadar çok duygu dolu yazılar kaleme alındı ki, her biri birbirinden anlamlı ve kıymetliydi.
Sağlığında bir gün, “Ben öldüğümde her evden bir cenaze çıkacak.” demişti.
Gerçekten de öyle oldu.
Türkiye yasa büründü. Gerek Muhsin Ertuğrul Gösteri Merkezi’ndeki törenlerde gerekse Levent Camii avlusunda yaşanan büyük kalabalık, ona duyulan sevgi ve saygının en somut göstergesiydi. Sadece Türkiye’nin dört bir yanından değil, dünyanın birçok ülkesinden sevenleri son görevlerini yerine getirmek için geldi.
Kadir ağabeyin yüreğinde Fatsa’nın ayrı bir yeri vardı. Her fırsatta memleketinden söz eder, hatta rol aldığı filmlerde bile Fatsa’nın adını özellikle ön plana çıkarırdı.
Bizim dostluğumuz ise ben henüz 8-9 yaşlarındayken başlamıştı. Vefat edinceye kadar da ağabey-kardeş ilişkimiz hiç kopmadı.
Birlikte yaşadığımız o kadar çok hatıra var ki, anlatmaya kalksam gerçekten bir kitap olur.
Film çekimlerinin olduğu dönemlerde mutlaka telefon açar, “Ferudun, otelde yerini ayırttım. Hemen geliyorsun.” derdi. Gitmemek gibi bir ihtimal zaten yoktu.
Son ziyaretlerimizden biri ise tedavi gördüğü hastanedeydi. Kızım ve oğlumla birlikte kendisini ziyaret ettiğimizde bakıcısı bana dönerek, “Ferudun Bey, Kadir Bey sizi çok seviyor. Geleceğinizi duyunca çok mutlu oldu. Ama yemek yemekte zorlanıyoruz. Sizin sözünüzü kırmaz. Lütfen yemek yemesi için ikna edin.” demişti.
Benim ise doğrudan “Yemek yemelisin.” demem mümkün değildi.
Sohbet sırasında ona şöyle dedim:
“Kadir ağabey, biliyorsun kızımın düğününü yapacağız. Işıl diyor ki; ‘Ağabeyimin nikâh şahidi Kadir amcamdı. Benim nikâh şahidim de Kadir amcam olsun.’ Bunun gerçekleşebilmesi için senin bir an önce sağlığına kavuşman gerekiyor. Bunun yolu da düzenli yemek yemekten geçiyor.”
Her zamanki gibi hatırımı kırmadı. Önündeki yemeğini bitirdi.
İşte Kadir ağabey böyle bir insandı. Dostluğa değer veren, sevdiklerinin sözünü geri çevirmeyen, yüreği kocaman bir insandı.
Bugün tarifsiz bir hüzün yaşıyorum. Çok sevdiğim, çok saydığım, örnek aldığım bir ağabeyimi kaybettim.
Mekânın cennet, ruhun şad olsun sevgili Kadir ağabey.
Ahirette yeniden buluşmak dileğiyle…
SADECE ZABITA DEĞİL, KARAYOLLARI DA MI YEMİNLİ?
Geçtiğimiz günlerde bir okurum telefonla aradı.
“Ferudun Bey, zabıta ekiplerinin görevlerini yapmadığını ve sanki görev yapmamaya yemin etmiş gibi davrandıklarını yazmıştınız. Aynı durum şimdi Karayolları ekipleri için de geçerli.” dedi.
Devamında ise şunları söyledi:
“Sahil Yolunda sürdürülen çalışmalar nedeniyle trafik adeta kilitlenmiş durumda. Buna rağmen Karayolları ekipleri, yoğunluğu azaltacak şekilde çalışma temposunu artırmak yerine günün erken saatlerinde işi bırakıyor.
Oysa yaz mevsimindeyiz. Günler uzun. Hava saat 20.30’dan sonra kararıyor. Ekipler biraz daha fazla çalışsa hem iş daha kısa sürede tamamlanır hem de vatandaş bu kadar mağdur olmaz.
Sesimizi duyurmanız için sizi aradım.”
Ben de bu çağrıyı, yalnızca okurum adına değil, aynı sıkıntıyı yaşayan tüm Fatsalılar adına köşeme taşıyorum.
Umarız yetkililer bu serzenişi dikkate alır ve çalışmalar, vatandaşın mağduriyetini en aza indirecek şekilde yeniden planlanır. Bekleyip göreceğiz..

