ÇOCUK SUÇLULAR
Kamuoyu Ahmet Minguzi olayı ile çocuk suçlularla ilgilenmeye başladı. Arkasından güzel gözlü Atlas olayı ortaya çıktı. Nerdeyse pahalılığı bile unutturdu. Hayatımda görmediğim, uzaktan yakından hiçbir ilişkim olmamasına karşın beni de ziyadesi ile üzmüştür. Her fotoğrafını gördüğümde içimde bir depreşme oluşur. Çocuk suçluların haber olduğu Ata Emre, Hakan ve Berkay’ın öldürülmesi de yeniden gündeme geldi. Hepsi birbirinden acı, hepsi ayrı bir üzüntü kaynağı oldu.
Peki! Ama bu kötü furya önlemez mi? Ya da nasıl önlenir?
Sabah sabah televizyonlarda yorumlar izliyorum. Ağırlıklı bir şekilde cezaların hafifliğinden, cezaların artırılması gerektiğinden bahsediliyor. Doğrudur. Cezaların hafif olması etkenlerden bir tanesidir. Öldürenlere bir ceza verilir. Hemen herkes: ‘’Verilen cezayı boş ver. YATARI NE KADAR?’’ diye sorar. Çünkü bizim hukuk sistemimizde yasalarda belirlenen cezalar ile çekilen cezalar arasında anormal farklılıklar vardır. İnfaz uygulamasında da farklı farklı yorumlarla, farklı sonuçlara gidilebilir. Bu tutarsızlıklar nedeniyle cezaların artırılmasının etkisi olabilirse de kesinlikle başlı başına yeterli değildir.
Eğitim şart!
Cezaların artırılmasından daha önemlisi eğitimdir. Cezaların artırılması ile belki sivrisinekler öldürülmüş olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki eğitimle tüm bataklık kurutulmuş olacaktır. Bunun için de öncelikle zihniyetin değişmesi gerekmektedir. Bizim ülkemizde eğitimliden hoşlanmayan eğitimciler vardır. (Vaktiyle bir dekanımızın ben cahili daha çok seviyorum dediğini hatırlayın) Aileden başlayarak daha hazırlık sınıfları ve özellikle de ilkokul yıllarında çocukların bu konuda eğitilmesi gerekmektedir. Benim oğlum aslandır. Vurur. Kırar. Herkesi halleder yaklaşımında olduğumuz sürece cezayı ne kadar artırırsanız artırın sonuca gidemezsiniz. Çünkü bizim toplumumuzda bir de aslanlar gibi yatar deyimi vardır. Suç işleyen birisi için; bu suçlu ile utanmak yerine gitti aslanlar gibi yattı diye övünülür.
Bugün için okulların bahçesinde, ülkenin en ücra köylerinde madde satışı yapılabiliyorsa, bugünkü ceza sistemi ile sonuca gidilemeyeceği gibi cezaların artırılması halinde de hiçbir şekilde çocuk çetelerin oluşması önlemez. Önlenemeyecektir. Zaman zaman bu sayfalarda da dile getiriyorum. Yıllarca bu yasaklı madde ve bağımlıları ile mesleki açıdan ilgilenmek durumunda kaldım. İsmi önemli değil Fatsa’dan bile yasaklı madde kullanan müvekkillerim oldu. Hayatımda yasaklı maddeyi yakından görmedim. Bugün öğrenciler dahi temin edebiliyorsa bu kafa ile de çocuk suçluların azalmasını beklemek hayaldir. Yine ve tekraren söylüyorum: Tüm ülke olarak en az öğretim kadar eğitim de şarttır. Dini inancı olmayan Japonya’nın Tokyo sokaklarında hırsızlık yoktur. Sokakta unuttuğunuz bir çantayı aynı gün geldiğinizde yerinde bulursunuz. Unutursanız bir sonraki ya polis karakolunda ya da belediyede size bir paket içinde veririler. Bu verilecek cezanın korkusu değil alınan eğitimin sonucudur.

