Görüntülenen Sayı: 2833
2833 | Yayım Tarihi: 9 Ocak 2026 Cuma
  • Ana Sayfa
  • Haberler
  •  Spor 
  • Köşe Yazarları
  • Bunları Biliyor musunuz?
  • Vefatlar
  • Güneşlik
  • Dost Siteler
  • Künye
  • İletişim
  • Son Sayı
Ana Sayfa » Köşe Yazıları » BU GÜNLERE NASIL GELDİK?

BU GÜNLERE NASIL GELDİK?

Av. Mehmet YILDIZ

Av. Mehmet YILDIZ

av.mehmetyildiz52@gmail.com
Facebook'ta Paylaş

    Yıllarca alnı secdeye gelenden zarar olmaz diyen halkımız seçim üzerine seçim hep destek oldu. Belki alnı secdeye gelmek tabiri güzel bir tabir idi. İlle de bu tabirle bağdaştırmak doğru değil! Ama son yıllarda artan şu olayları da gözden uzak tutmamak gerekir.
     Ekonomik açıdan uçmayı bekliyorduk. Bu günlere nasıl geldik?
    Demokrasi açısından örnek ülke olacaktık. Bu günlere nasıl geldik?
        Huzur ve güven içinde yaşayacaktık. Akran zorbalığı arttı. Mattia Ahmet Minguzzi olayında olduğu gibi ölüm olayları ile karşı karşıya kaldık. Eşini ya da sevgilisini öldürenlerin sayısı kat be kat arttı. Gazetelerin 3. Sayfalarında her gün birden fazla eş ve sevgili cinayetleri okuyor olduk. Üstelik kan donduran yöntemlerle, çocukların gözleri önünde, hunharca, gaddarca, akla mantığa sığmayan şekillerde…
    Aile mefhumu uçurumdan yuvarlandı gitti. Televizyonlardaki yaşam proğramları akılları durma noktasına taşıdı. İki eltinin bir börekçiye kaçması, daha çocuk yaştaki kızlarımızın dedesi yaşındaki adamlarla evlenmeye kalkışıp, ailesini reddetmesini görür olduk.
    Sahi biz bu günlere nasıl geldik?
       Dolandırıcılık, sahtecilik adalet dağıtılan adliye binalarına kadar girdi. Adli emanet memurları (Büyükçekmece ve Adana Adliyelerinde olduğu gibi) devleti soyar oldu. Adalet beklediğimiz binalardan adaletsizlikler fışkırdı. Biz kime güveneceğiz?
    Nasıl bu hale geldik?
   Yarım asırdır adliyelerde hak arayan bir kişi olmama karşın yasaklı maddeyi adli yargılama sırasında bile görmedim. Artık sokaklarda simit satılır gibi, okul kapılarında sandviç yerine öğrencilere verildiğini maalesef duyar olduk. Eşine çamaşır alamayan ekonomik sıkıntı içinde olan köylerde yaşayanların dahi bu işin ticaretini yapar hale geldiğini televizyon ekranlarında gazete sayfalarında görür olduk. Akıllarımız durdu. Şaşırdık. Afalladık….
   Bu günlere nasıl geldik?
      Adalet literatürde sadece bir kadın ismi olarak kaldı. Bir olaya ak diyen mahkeme heyeti aynı özellikteki başka bir olaya kara diyebiliyor oldu. Genelleme yapamayız. Hala dürüst pırlanta gibi yargıçların, savcıların varlığını elbette inkâr edemeyiz. Ama hiç çıkmaması gereken haberlere rastlamak inanın çok üzücüdür. Çanakkale’de 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı 33 yaşındaki hakim Hanımın sevgilisinden dayak yemesi akılları durduran bir durumdur. Sevgilisinin olması insanlık halidir. Yadırganamayabilir. Ancak sevgilisi ile arasındaki ilişkiyi bu noktaya getiren birisinin Ağır Ceza Mahkemesi gibi yerel mahkemelerin en sorumlu ve yetkili bir mahkemede nasıl adalet dağıtacağını düşünmek insanı tereddütlere sevk etmektedir. Böyle bir olaya münferit bir olay deyip geçemeyiz. Böyle bir olay hiçbir zaman ve asla olmamalıdır. Olamaz!
   Bazen düşünüyorum. Acaba eskiden de vardı da farkında mı değildik. Sanmıyorum ve tekrar soruyorum: Biz bu hale nasıl geldik?

Yalnızca aboneler yorum yazabilir.

Abone Bilgileri

Abone girişi yapınız
Abone Kodu:
Parola:
Şifrenizi almak için tıklayın

  • Hava Durumu
  • Arşiv


Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü






 Güneş Gazetesi © 2005-2026 Her hakkı saklıdır.