Görüntülenen Sayı: 2828
2828 | Yayım Tarihi: 28 Kasım 2025 Cuma
  • Ana Sayfa
  • Haberler
  •  Spor 
  • Köşe Yazarları
  • Bunları Biliyor musunuz?
  • Vefatlar
  • Güneşlik
  • Dost Siteler
  • Künye
  • İletişim
  • Son Sayı
Ana Sayfa » Köşe Yazıları » İŞİN ÇORBASI ÇIKTI

İŞİN ÇORBASI ÇIKTI

Av. Mehmet YILDIZ

Av. Mehmet YILDIZ

av.mehmetyildiz52@gmail.com
Facebook'ta Paylaş

     Çocukluğum yıllarında, yanlış hatırlamıyorsam 10-12 yaşlarında iken mahallede bir kavga olmuştu. Kavgada dayak yiyen kişi kendisini benzetenlerle beraber benim de adımı vererek şikâyetçi olmuştu. Hayatımda ilk karakol ve adliye binalarına girişim çocuk yaşlarda olmuştu. Herhalde o kapılardan çok erken girdiğimiz için hayat mücadelemiz hep o binalarda geçti. Her ne ise olayın benimle ilgisi olmamasına karşın şikayetçi işi sulandırmış, işin çorbasını çıkarmak için beni de şikayet dilekçesine ekleyerek olası bir tanıklık yapma durumumu engellemeye çalışmıştı. Yargılama yapıldı, defalarca adliyeye ifade vermeye gittim. Sonunda dönemin Fatsa Asliye Ceza Hakimi şikayetçiyi pataklayan herkesi beraat ettirmişti. Gerekçesinde de: ‘’10 yaşında bir çocuğun kendisini dövdüğünü iddia etmek olayı sulandırmak demektir. Ortada ciddiye alınacak bir durum yoktur.’’ Anlamına gelen bir ifade kullanmıştı.
     Neden bu anımı anlattım?  
     Ekrem İmamoğlu’nun türbe bahçesinde eli arkasında yürümesi nedeniyle hakkında dava açıldığını hatırlarsınız. Böyle bir suç yaratılıp kamuoyunun meşgul edilmesi birçok kişi açısından işin çorbasının çıkarılması olarak değerlendirilmiştir.
    İlerleyen günlerde Sayın İmamoğlu’nun avukatı, adaşım ve meslektaşım, genç kardeşim müvekkili lehine delil toplamakla suçlanmıştır. Halen bu suç nedeniyle tutukludur. Bir avukatın görevi zaten müvekkili lehine delil toplayıp, işlemediği bir suçtan önce tahliye, sonra da beraat kararı almak iken bunun suç sayılması da işin çorbasının çıkarılmasından da öteye bir durumdur. Adeta bir fıkra gibidir. Yurt dışında böyle bir olay anlatılsa insanlara inandırmak kesinlikle ve kesinlikle mümkün olmayacaktır.
    Bu olaylar o kadar artmıştır ki burada sıralamaya devam edecek olsak ne benim yazmaya, ne de sizin okumaya zamanınız yeter. Şimdi son bomba, esasen bu yazının yazılmasına vesile olan olaya gelecek olursak…. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş hakkında aç kalan ihtiyaç sahibi gençlere çorba vermekten yargılanmasına İç İşleri Bakanlığının izin vermesi olayıdır. Belediyeler yasasının özü bölgesinde yaşayan insanların daha refah içinde yaşamasını sağlamaktır. Bu bağlamda bölgesinde oturan insanlara maddi, manevi yardımcı olmaktır. Kaldı ki soğukta aç ve açık kalan insana veya insanlara yardımcı olmak değil belediye başkanı, olanağı ve insafı olan her vatandaşın insanlık görevidir. Bunun için belediye başkanı olmak gerekmez, insan olmak yeterlidir. Çorba yardımını suç saymak işin çorbasını çıkarmaktır.
    Sonuç olarak bundan 60 sene önce Fatsa Asliye Ceza Hakiminin verdiği beraat kararı dikkate alındığında bugün çorba vermeyi suç sayan zihniyetin işi sulandırdığı ap açık ortadadır. Gerçekten de bu kadar olmaz. Olmamalıdır. Devlet yönetimi ciddiyet ister.

Yalnızca aboneler yorum yazabilir.

Abone Bilgileri

Abone girişi yapınız
Abone Kodu:
Parola:
Şifrenizi almak için tıklayın

  • Hava Durumu
  • Arşiv


Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü






 Güneş Gazetesi © 2005-2025 Her hakkı saklıdır.