İçeriğe geç
Köşe yazısı

Köşe yazısı

BAŞYAZI

Ferudun Cumhur ALTUNTAŞ 2 dk okuma 1.882 okunma

Yeni bir yıla, yeni bir umut, yeni bir heyecan ve ruhla uyanacaktık ki, İstanbul‘un gözde mekanlarından Reina‘da meydana gelen olayda 39 kişinin katledilmesiyle güne başladık.

Bu ve benzeri olayları yapanlar kendilerini ne zannediyorlar ki.

Reina‘sı da var, türbesi de var.

Üstad Rauf Tamer‘in önceki günkü yazısında da belirttiği gibi, Sabah namazından çıkan inanmış insanlarla, aynı saat bar‘dan çıkan çakırkeyif insanların selamlaştığı ve bayramlaştığı bir ülke burası.Bu tür eylemleri şunu iyi bilsinler ki, teröre karşı dimdik ayakta duran Laik bir Türkiye var karşılarında.

Hayatını kaybedenlere Allah‘tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyorum.

Dilerim 2017 yılı, terörden arınmış, tüm güzelliklerin yaşandığı bir yıl olur.

DÜŞÜNEMEDİĞİMİZ İŞLER VARMIŞ MEĞER…

Son birkaç haftadır ilçemizdeki cadde ve sokakların, yaya

kaldırımlarının araç park yerleri haline dönüştüğünü, bu yüzden hem

yayaların rahatsız olduğunu hem de araçların yolda gitmelerinin

mümkün olmadığını, çöplerin gelişigüzel döküldüğünü, bu yüzden

çevreye kötü kokuların yayıldığını dile getiren yazıları kaleme

almıştım.

Bu yazılardan sonrada bir çok okurumdan olumlu tepkiler aldım.

Ancak, kişiliğine çok güvendiğim, fikirlerine önem verdiğ im

yakın bir dostumu dinledikten sonra ona da hak vermedim değil.

Çok uzun süren sohbetimizi özetlersek şöyle dedi dostum.

Çok iyi, çok güzel yazıyorsun da, bazı şeyleri göremedin gibi

geliyor bana.

–Nedir göremediğim?

–Bir dakika. Anlatacağım.

–Anlat da biz de öğrenelim bakalım neyi doğru, neyi yanlış

yazmışız.

–Bak dostum. Fatsa‘nın düne göre epeyce büyüyüp geliştiğini

hep birlikte görüyoruz değil mi?

–Evet görüyoruz.

–Yani bir yerde köylerden ve farklı ilçelerden göç

almadık mı?

–Aldık.

–Peki sevgili dostum. Köylerde eskiden araç park

yerleri diye bir şey var mıydı?

–Yoktu.

–Çöp konteyneri diye bir şey var mıydı?

–Yoktu.

–Orada yaşayan hemşerilerimiz ne yapıyordu biliyor musun?

–Az çok biliyorum.

–Dur bir dakika dinle dostum dinle.

–Dinliyorum zaten.

–Oralarda her hangi bir kısıtlama, olmadığı gibi hatta

zabıta gibi bu işleri yola sokacak, yol yordam gösterecek bir

uygulamada olmadığı için yılların getirdiği bir alışkanlık var.

–Evet.

–Evet ki şu.

–Orada yaşayan hemşerilerimiz yerleştikleri ilçe

merkezinde de aynı sistemle yaşantılarını sürdürmeye

çalışıyorlar. Bu bir iki yılda olacak iş değil ki.

–Eeee….

–E‘si şu. Onları biz misafir olarak kabul ettiğimiz için ilçemizde

görevli zabıta ekipleri de, onlara hoşgörü ile yaklaşıyorlar. Bu

keşmekeşlik yüzden yaşanıyor. Senin de anlamadığın da zaten burası.

–Sevgili dostum. İyi güzel de, Fatsa bunu hakkediyor mu? Bir

yandan turizm sevdalısı olarak girişimlerde bulunuyoruz, bir yandan

da çöp alanına ve cadde ve sokakları yaya kaldırımları araç parkına

dönen ilçemize turistlerimizi davet ediyoruz.

–Ben hak ediyor demiyorum ki.

–Ne diyorsun peki?

–Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir.

–Valla sen öyle bir kanıya varabilirsin ama, Ben hala ümidimi

kaybetmiş değilim. Fatsa ve Fatsalılar her şeyin en iyisine layıktır ve

en iyi şekilde yönetilmelidir.

–Ben de öyle istiyorum ama benim elimden bir şey gelmiyor.

Sen yıllardır yazıp çiziyorsun, bir şey yapabildin mi?

–Valla en azından bu olumsuzlukları sorumluluk bilinciyle

gündeme getiriyorum. Gerisini sorumlular düşünsün.

Bu sayıda daha fazla

Bu sayının tamamı