İçeriğe geç
Köşe yazısı

Köşe yazısı

RUHUMUZDAKİ FIRTINALAR

Güneş Haber Merkezi 3 dk okuma 2.150 okunma
Çevredeki herkesin ‘çatlak’ olduğunu Düşünenlerin asıl çatlaklar olduğu söylenir. İtiraf ediyorum o noktadayım.Domates alırken, araba kullanırken.İş toplantılarında, gazete okurken. Televizyon izlerken. Neredeyse her an.Her kesin üşüttüğü kanaatindeyim. Prof.Kerem Doksat’a göre: Korkmamalı, kendisiyle daha sık görüşmeliyim. Zarif bir hoca, “kızım (oğlum) durumun ciddi, kafana her şeyi takma” demiyorda “Görüşelim” diyor. Bir ihtiyaç artık. Son zamanlarda psikiyatrik hastalıklar çoğaldı. Tedavi aşamasında neler yaşanıyor? ‘Ruhumuzdaki Fırtınalar’ Aslında gönlümüzdeki ve beynimizdeki fırtınalara da çare gibi görünüyor.Gelişmiş ülkelerde sıkıntı ve öfkeleri. Baş edilmeyenleri bir uzmanla paylaşmak normaldir.Bizim kendi yöntemlerimiz var. Erkeklerin futbol maçına gitmesi. Kahveye takılması. Kadınların altın günleri Dedikodu gibi. “Aman ne yapayım deşarj oldum.” Deyiveririz. Mesela çocuklara bağırıp çağırınca rahatlar mıyız? Onları incittiğimizin farkında mıyız? Prof.Kerem Doksat, deneyimlerini görüşlerini en fazla paylaşan akademisyenlerden. Acaba her ölümlünün bir kafa doktoruna ihtiyacı var mı? Doksat’a sordum, psikiyatristlerimiz olmalı mı? Olursa şayet. Hastalıklara yakalanma oranı düşer mi? Şöyle dedi: “Kesinlikle evet. Maalesef böyle hastaların sıklıkla hacı, hoca, üfürükçü, manevi şifacı, falcı, medyum veya benzer kişilere gittiklerini. Yahut götürüldüklerini görüyoruz. En ürkütücü olanda bu. Halbuki psikiyatrik hastalıklar. Tamamen tıbbi model içinde ele alınmalıdır. Hastalar, hasta yakınları. Psikiyatrın ilişkisi de bir ‘ orkestra şefi’ gibi olmalıdır. Hastalar kadar, yakınlarının da eğitimi hayati bir önem taşır. “Peki hastalıkları bilip bilmeden sahiplenmek de neyin nesi? Bir ara önüne gelen herkes “Bende panik atak var” diyordu. Sanki matah bir şey gibi. Şimdiyse bipolar bozukluk modası var. Kerem Doksat bipolar bozukluğunun tanımının. Uzun yıllar önce yapıldığına. Panik atağın bipolar bozukluğun refakatçi belirtisi olduğunu söylüyor. Kendisine hastalık adı yakıştıranların. Ciddi anlamda uzman ziyaretinde bulunmaları gerektiğini düşünüyorum. Öyle ya kim sebepsiz yere hastalığa sahip olmak istesin ki!

Bu hafta yapılacaklar listemde: Hocamızı ziyaret var.Mutlu olmanın ayrıntılı bir tarifini de isteyeceğim. Hatta sizin için istedim bile. “Bir şeyden dolayı, bir şey için. Bir şeye sahip olmak amacıyla değil. Her şeye rağmen veya olduğu gibi kabullenmek. Sevmenin ve mutlu olmanın. Yani her şeyin ilacı olsa gerek dedi… “Tamam” dedim. “Önce sevelim bakalım”

Yukarıda bahsedilen sözler yazar Elif AKTUĞ’a aittir.

Bunlara ilaveten bende Yunus Emre’den Yaratılanı severim Yaratan’dan ötürü. Beni bende demeyin ben de değilim. Bir ben vardır benden içeri Süleyman kuş dilini bilür dediler. Süleyman vardır. Süleyman’dan içeri. Her insan yüce Allah’ın (c.c.) kuludur.Önce kulluk görevini yapıyor mu? Yapıyorsa mutludur. Hangi dinden olursa olsun bu kural geçerlidir.Müslüman camiye, Hıristiyan kiliseye; Yahudi Havraya ve Diğer din mensupları kutsal inançlarına göre Kulluk görevini yapmaya çalışırlar. Bu görevlerini yapanlar mutlu olurlar. Manevi hastalıkları yenerler. Bu hayat yolundan ancak bir kere geçeceğim. Elimden gelen her iyiliği yapmalı. Her nezaketi göstermeliyim. Unutmamalı ihmal etmemeliyim. Çünkü bu yoldan bir daha geçmeyeceğim.

Bana iyilik yapana iyilik yaparım. Kötülük yapana da iyilik yaparsam. Ne kaybederim. Sana taş atana ekmek at. Senin aleyhinde konuşana cevap verme. Riyakar (iki yüzlü) olma. İnsanlar üç gruba ayrılır.

1-Doğuştan doğru yaratılışlı olanlar. Tahsil yapmaları veya okur yazar olmamaları önem taşımaz.Bu insanlar din farkı ayırmadan mevcuttan Dünya da sigorta vasfı taşırlar.

2-Elinden hem iyilik hem kötülük gelen normal insanlar.Eğitim yoluyla bunlar kazanılır iyi şeyler yapmaya sevk edilirler. Çoğunlukta olan insanlardır. Vasat insan denir bunlara.

3-Az olmalarına rağmen her toplumda iyi insan olmaları sağlanamayan hasta (kötülük yapan) insanlar. Bunların gözetim altında çalıştırılıp dışarı salınmaması ( Hapishane) içinde tutulması uygundur.

En güzel günler sizlerin olsun. Sevgi ve saygılarımla.

Bu sayıda daha fazla

Bu sayının tamamı