Köşe yazısı
ESKİ TÜRKİYE’NİN KİRLİ İTTİFAKI
Cemaat eski devletin mağduruydu ama bu mağduriyeti ne karşılık olarak yeni devletin derin gücünün kendi denetimine verilmesini talep etti. Gelişmelerin bundan farklı bir seyri olabilir miydi diye düşünüyorum. Galiba cemaatin bu noktaya gelmesi kaçınılmazdı. Askeri vesayeti tasfiye edip. Bu uğurda sarf ettiği çabanın karşılığı olarak sivil siyasetin üzerinde güç, konum talebini tercih etti. Demokratik olmayan yapısı ve dünya görüşü onu bu noktaya sürükledi. Tabii Cemaat sadece yerli bir dinamik değil uluslar arası bağlantıları, ilişkileri ve angajmanları olan dış bir dinamik. Bu bağlantılarından bağımsız bir değerlendirme eksik olur.
‘’Yolsuzluk Operasyonu’’ adı altında dün başlayan operasyonlarda hükümete karşı başlattıkları siyasi savaşın bir parçası. Cemaat siyasal iktidara karşı başlattığı siyasi savaşa yolsuzluklar üzerinden meşruiyet üretmeye çalışıyor. Bunu eski Türkiye güçleriyle, bürokrasi içindeki Ergenekon’la ortaklaşa yapıyor.
Erdoğan’a karşı Ergenekon’la ittifak yolunu seçtiler. Zihniyet olarak iki taraf da eski Türkiye’ye ait güçler zaten bu anlamda ittifak etmeleri şaşırtıcı değil. Bundan sonraki süreçte cemaat ve eski Türkiye’nin statükocu güçleri blok halinde Erdoğan’a saldırmaya devam edecekler. Daha sert taktikleri de deneyebilirler. Ak Parti’yi ve iktidarı destekleyen çevreleri ve kamuoyunu, Erdoğan’ın devrilebileceğine inandırmak istiyorlar. Bu hissi geliştirmeye çalışıyorlar.
Başarabileceklerini sanmıyorum. Çünkü Erdoğan gücünü yeni Türkiye’den alıyor. Onu ayakta tutan, güçlü kılan, Türkiye’nin yeni dinamikleri. Askeri vesayeti kabul etmeyen Türkiye, Cemaat vesayetini asla kabul etmeyecektir. Başbakan’ın Millet vekili Hakan Şükür için ‘’ DÜRÜSTSE VEKİLLİKTEN İSTİFA ETSİN’’ sözü Tarihe geçen bir sözdür unutulmamalı.
İşte sicil kaydım: Cemaat ( Taraf) ve Ergenekon (Oda TV) ortaklığıyla hakkımda karalama kampanyası başlatıldı. Cemaatin sosyal medyadaki açık neferleri, gizli ordusu ve hızla bunu yaymaya başladı. Medya tava adlı internet sitesi de yalan ve iftira dolu bu kampanyanın ortağı oldu. Sabıka dosyamda tecavüz sanığı olduğumu ( tabii sadece sicilimde değil, hayatımda da olmayan bir şeyi ortaya attılar.) Bu iğrenç suçlamayı yapan Taraf, Oda TV ve Medya Tava hakkında dava açıyorum. Olmayan paramla tuttuğum avukatım, işlemlerini tamamladıktan sonra ( Yarın veya sonraki gün) başvurusunu yapacak. PKK’ dan yattığım kamuoyunda zaten malum. Bunu hiç gizlemedim. Ama bu iddialar karşısında adli sicil kaydımı yayımlıyorum.Bu iftira sahiplerini de ( ıslak imzalı belge olmasına da gerek yok. Fotokopisi de olur. Hakkımdaki bu iğrenç suçlamanın dayandığı belgeleri yayınlamaya davet ediyorum.
Bu sözler 18 Aralık 2013 Çarşamba günü yayınlanan AKŞAM gazetesinin 12. Sayfasında “ Kurtuluş TAYİZ’e aittir.
Sevgi ve saygılarımla. En güzel günler sizlerin olsun.


