Köşe yazısı
SAMİ TANDOĞDU
Sami Ağabeyi ne kadar anlatsak, ne kadar övsek hakkını veremeyiz. Hele bendeniz uzun yıllar tanımam nedeniyle kendisi ile paylaştığım sayısız anılarımız vardır. Özellikle milletvekili seçildiği 2002 yılından sonra ve seçim arifesinde yıllarca unutulmayacak olaylar yaşamışızdır. Şimdi bu anlardan bir kaçını sizlerle de paylaşmak istiyorum:
Bir cumartesi günü idi. Seçim çalışmaları için Yoğunoluk beldemize gitmiştik. Sabahın erken saatinde masalar kurulmuş, bir kısım Yoğunoluklu kafayı da bulmuştu. Sami Ağabey hacı olduktan sonra alkol almıyordu. Bütün kavgamız arabada sigara içmesinden oluyordu. Benim araba ile gitmiştik. Arkaya 3 kişi aldı. Seçmenlerin yanında kavga etmeyeceğimizi düşünerek arkada oturanlara sigara ikram etti. Sağa çektim. Kim olursa olsun, arabada sigara içirmeyeceğimi söyledim. Partilileri küstürmemem gerektiği yolunda ikna çabaları sonuç vermeyince yaktığı sigarı attı. Yola devam ettik.
Arkada oturanlardan birine babasının nerede olduğunu sordu. Genç arkadaşımız: ‘Ağabey senden utandığı için gelmedi.’ Dedi. Nedenini ben sordum. 1980 yıllarda Sami Ağabeyin Ankara’da görev yaptığı sırada bizim arabada olayı anlatan oğul, babasını Sami Ağabeye emanet etmiş. O sırada hastanın servis değişmesi gerekmiş. Şimdiki gibi hasta bakıcı, sedye gibi hizmetlerin yaygın olmadığı dönem olduğundan, hastayı Sami Ağabey sırtında bir servisten öbürüne götürmüş. Adam O günleri hatırlıyor. Ama Sami Ağabeye oy vermemeyi düşünüyor. Bu şartlar altında Yoğunoluk’ta Sami Bey’le yüz yüze gelmek istemediği için ortalıkta gözükmüyor. Çok etkilendiğim ve bire bir yaşadığım bu olay gibi başkaca anıları da (gerekirse ilerde) Sami Ağabeyi anmak adına sizlerle paylaşmaya çalışacağım.




