Köşe yazısı
YARGIDAN MANZARALAR
Son günlerde çok çarpıcı gelişmeler oluşmuştur. Bu çarpıcı gelişmelerden birkaç örneği şöyle sıralayabiliriz:
Taksim’de Türk Bayrağı satan Ali Sarıçiçek tutuklanarak Metris Cezaevine konulmuştur. Gerek kendi hayranları ve gerekse basın, bayrak sattığı için tutuklandığını dile getirmektedir. Hukukun son günlerde düştüğü üzücü duruma karşın ben bayrak sattığı için tutuklandığını kabul etmek istemiyorum. Ancak şu an kamuoyunun görüşü bu yoldadır. Basının bastırması sonucu tahliye olması buradaki çarpıklığı ortadan kaldırmayacaktır.
Eskişer’de Ali İsmail Korkmaz adlı bir genç ara sokaklarda dövülerek öldürülmüştür. Ne garip tesadüftür ki Korkamaz’ın dövülerek öldürüldüğü sokağa bakan tüm görüntü kayıt cihazları arızalanmış ve bir genç (halk tabiri ile) kim vurduya gitmiştir.
Taksim’de elinde pala ile bir kişinin kulağını kesen, bir kadına tekmeler savurarak terör estiren Sabri Çelebi, yargıç tarafından serbest bırakılmıştır. Bir kısım basın olmayın üzerine gidince hakkında yakalama çıkmış, yine ne garip tesadüftür ki yakalama kararı UYAP (Ulusal Yargı Ağı progdamı) içinde ilgili yerlere ulaşacağı sırada UYAP arısa yapmıştır. Tesadüf bu ya tam bu sırada Sabri Çelebi Fas’ın turistik Kazablanka şehrine gitmiştir.
Son bir tesbit : Taksim’de bayrak sattığı için tutuklandığını iddia eden Ali Sarıçiçek’in tutuklanmasından bir hafta sonra Siirt Belediye Başkan yardımcısı 62 yaşındaki bir şahıs (R00;ismini özellikle yazmıyorum) para karşılığı 13 ve 17 yaşındaki iki kız kardeşle cinsel istismar suçu işlerken yakalanmıştır. Hukuk devletinin güvencesi olan yargımız bura da sınıfta kalmış (Daha önce Bursa’da ünlü bir yazarımızın yaptığı gfibi hem anasına, hem de kızına karşı istismar suçu işleyen şahıs) önce sarbest barıkılmış, sonra yine kamuolunun baskısı ile ile tutuklanmıytır.
Tam 40 yıldır hukukun içindeyim. Evde de bir hukukçu ile baraberim. Yani hukukla yatıp, hukukla kalkıyorum. Peşin yargılı davranmamak için hafızamı zorlayarak bazı detaylar aramaya, kendi kendime yanıldığımı ispatlamaya çalışıyorum. Maalesef bulamıyorum. Hiç bir zaman hukukun ve yargının bu kadar güvenden uzaklaştığına tanık olmadım. Mutlaka, ama mutlaka bu güvensizlik giderilmelidir.




