Köşe yazısı
DEMOKRASİ TARİHİMİZDE ÜÇ ÖNEMLİ İNSAN
1950 yılında İsmet İnönü seçim kaybedince ( Milli Şef) partinin tek yöneticisi onun için CHP demiyorum, Türkiye ortaçağ hayatı yaşıyordu. Sessiz sinema gelmişti. Biz ilk olarak iş makinelerini orada görmüştük. Karayolları diye bir kuruluş var mıydı bilemiyorum. 12 TL yol parası vardı, insanların çok büyük ekseriyeti bunu ödeyemezdi. Köylerde mahdut insanlar ancak bu parayı ödeyebiliyordu. Türkiye’nin nüfusu 15 milyon kadardı. Yol parasını ödeyemeyenler kendilerine yakın yollarda yol döşerlerdi. Bizim bölgeyi Ordu - Fatsa arasında Koç Boynuzu yoluna götürürlerdi. 12 lira karşılığında 8 metre eninde 1,5 metre yol döşettirirlerdi. 8 gün çalışmaları mecburi idi. Çevreden topladıkları taşları kendilerine ait çekiçlerle kırarlar ve bu 1,5 metrelik yolu beğenmece döşerlerdi. Yaptıkları iş beğenilirse ellerine yolda çalıştıklarına ilişkin belge verilir ve evlerine gönderilirlerdi. Kendileri çadır kurar, yemek yapıp yerlerdi. Türkiye’nin durumu bu vaziyetteyken 1950 seçimlerinde İsmet Paşa ağır bir mağlubiyete uğradı ve muhalefette kaldı. Çok kırıcı bir muhalefet yaptı ve Türkiye’yi 27 Mayıs darbesine götürdü.
Menderes, hummalı bir çalışma başlatmıştı. Bir tarafta İstanbul yıkılıyor, eğri büğrü yollar düzeltiliyor, Vatan ve Millet Caddesi açılıyordu. Kore’ye 4500 kişilik bir tugay göndermiş ve Nato’ya girmeyi başarmıştı. Amerika aşırı yardımlar veriyordu. Ordu dipten tepeye yenilenmişti. Radarlar kuruluyor, köy camileri yapılıyor, yollar açılıyor, iş makinaları Türkiye’ye yığınla getirilmiş gece gündüz çalışıyorlardı. Geceleyin Samsun’dan dönerken eksvatörlerin şimdi Terme ve Çarşamba’daki kanalları açıyordu. Terme kışın bir göl olurdu. Bu kanallar suları boşalttı. Rahmetli Menderes 50 yıllık icraatı 10 seneye sığdırmıştı. Barajlar, yollar hızlı bir şekilde yapılıyordu. Denebilir ki, Menderes Türkiye’yi emirlerle yönetiyordu. Bu sistem işlere ivme kazandırmıştı. Rahmetli Menderes yurt dışından da emirlerle Türkiye’deki icraatı yürütüyordu. Irak kralı Hz.Peygamberin soyundandı. Rahmetli Ürdün kralı’nın da kardeşiydi. Menderes onunla kardeş gibiydi. Saddam ve üst kademe Irak’ta darbe yapmışlar, sonra da Saddam rutbesi kendisinden büyük askerleri ekarte etmiş ve yönetimi eline geçirmişti. Menderes orduya emir vermiş ve Irak’a girmelerini emretmişti. Asker emre itaat etmemiş ve başvekile tavır koymuştu. Menderes emirlere itaat etmeyen askerlere: “Ben bu orduyu yedek subaylarla da yönetirim” diye sitemli bir tavır takındı. Biz askerin Irak’a girmesinden yana idik. CHP’liler karşı çıkıp askerden yana oldular. 27 Mayıs darbesiyle de askerler bu kırgınlığın öcünü aldılar diye lafı edildi. Askerler, Menderes için; “bizi maceraya sürüklemek istiyor” diyerek İsmet Paşayla müşterek hareket ettiler. Bize göre Menderes haklı idi. Lozandan kalma petroldeki hakkımızı Saddam tek taraflı olarak iptal etmişti.
(Devam edecek)




