Köşe yazısı
FINDIK
O zamanın en münbit arazileri olan Nil Havzası ve Mezopotamya’yı karış karış gezen ve oradaki insanların yaşayışını çok yakından bilen bu insan, fındığın emsalsiz bir ürün olduğunu derhal anlamış. O devirde fındık bahçeleri çok az. İnsanlar genelde mısır ekimi yapıyorlar. Belki Ordu ilinde bir ton fındık yapan insan hiç yok. Hacı Hulisi Baba fındığı o zaman keşfetmiş ve bu gün anlıyoruz ki, Hacı Hulisi Baba çok ileri görüşlü bir insanmış. Fındık için hergün şükür namazı tabirini kullanmış. Şimdi görüyoruz kocaman bir bağ pırasa 3,50 kuruş, biz fındığın altı liralık fiyatına da tepki gösteriyoruz. Bir bağ pırasayı insanlar ayağımıza getirmişler, tahmin ediyorum yirmi kiloya yakın bizim altı lira olduğunu eleştirdiğimiz fındıkta bir kilo, dahası var. Biz hiç bir zaman fındığa şükretmiyor ve devamlı fiyatı kınıyoruz. Şükür de tahmin ediyorum çok nadir. ben fındık mahsülünü bize verdiği için şükür ediyorum. Diğer ucuz mahsül satan çiftçilerimize de acıyorum.
Gerçekten biz fındığa şükretmekle beraber, fındığı daha pahalıya satma gayreti içinde olmak durumundayız. Fındığı yiyen insanlar çok gelişmiş sanayi ürünleri satıyorlar. Onlar için fındık pahalı değil. İtalya ve İspanya’da fındık satıyor. Fındıkları bizim fındığımız kadar da kaliteli değil. Buna rağmen fındığı bizden daha pahalıya satıyorlar. Biz fındığımızı daha pahalıya satmak istemekte haklıyız. Genelde fındık çikolatanın içine konuluyor. Çikolatanın fiyatı da belli. Fındık bize Allah’ın cc. bir lütfu. Biz batıya fındığı pahalıya satma gayreti içinde olmalıyız. Biz daima resmi ellerden fındığımızı pahalı satma gayreti içinde olmalıyız. Bizim fındığımızı satın alan insanlar küçük bir savaş uçağını kaça satıyorlar. Benim en çok üzüldüğüm bir nokta var. Fındık daha hiç ortada yokken rekolteyi tespit etmeye çalışıyoruz. Bize göre akılcı fındık politikası izleyip, her sene fındığı az göstermeye çalışalım. Avrupalı alıcının işlerini kolaylaştırmak bizim işimiz değil. Yanılmıyorsam biz rekolteyi olduğundan daha fazla gösteriyoruz. Bu çok yanlış. Bilhassa ziraat odaları rekolteyi çok aşağı düşürmeli.
Doğruluk derecesini iyi bilemiyorum. Ordu Ziraat Odası fındığı olduğundan daha çok göstermeye çalışmış. Bin defa yanlış. Ziraat odalarının görevi ticaret yapmak değil, çiftçilerin temsilcisi olmak. Onların görevi, üreticiyi çok akılcı ve senelerin verdiği tecrübeye göre savunmaktır. Ticaretin girdiği yerde bu yapılamaz. Bir zamanlar belediyeler tanzim satış diye ticaret yaptılar, bal tutan parmağını yalayınca vazgeçildi. Et Balık Kurumu da yine bize göre ziraat odaları da asıl görevlerini yapsınlar. Ticaret tüccarın işidir. Sonra hükümet vergi alamıyorum diyor. Esnafların çokları mülk satarak işini yürütüyor. Şimdi de kurak bir sene Allah cc. fındığımızı korusun, koruyacak inşallah.




