Köşe yazısı
KUTLU DOĞUM HAFTASI
Düşmanları bile peygamberimizin bir rahmet peygamberi olduğunu bilmektedirler. Peygamberimiz için Kuran’ı Kerim de “ Ona ümmetlerinin zora düşmeleri çok ağır gelir” anlamında bir ayeti kerime varmış. Allah’ü Teala Kuran’ı Kerim de: Diğer peygamberlere hep isimleri ile hitap etmiştir. Büyük kitap sahibi Hz.Musa’ya, Hz. İsa’ya ve Hz. Davut Aleyhisselam’a da: Kuran’ı Kerim de, yine isimleri ile hitap edilmiştir. Bizim peygamberimize: SAV. efendimize Allahü Teala cc. “Ey peygamber, resulüm diye hitap edilmiş ismi ile hitap edilmemiştir. Allahü Teala’nın bu hitapları bize açıkca Hz.peygamberin: Allah’ın cc. indinde yüce bir makamı olduğu açıkca anlaşılmaktadır. Cennetin en yüksek makamı olan, makamı Mahmut peygamberimize verileceği vaad edilmiştir. Ezan okunduktan sonra okunan duada: Bu makamı Mahmud’un peygamberimize vaad edildiği ifade edilmektedir. Mevlid-i Şerif yazarı rahmetli Süleyman Çelebi’nin ifade ettiği gibi: “zatıma mirat edindim zatını, adım ile bile yazdım adını” ifadesiyle Allahü Teala’nın cc. “lailahe illallah Muhammedün Resulullah” ifadeleri ile bu açıkca ifade edilmektedir.
Bu kadar şanı yüce bir peygamberin ümmeti olmak bize doğuştan bir şanstır. Bir müslüman memleketinde dünyaya gelmek bu kadar şanı yüce bir peygambere ümmet olmak Allahü Teala’nın bize çok büyük bir lütfudur. Buna ne kadar şükretsek yine de azdır. Allahüteala lütfuyla bizi: En büyük peygambere, bir şefkat peygamberine ümmet yapmıştır. Zatına nihayetsiz hamd’ü senalar ediyoruz. Bu lütuf, şanı yüce bir peygambere ümmet olmak bize Allahü Teala’ya ve sevgili peygamberimize karşı mükellefiyetler de getirir. Bunların bilincinde olmaya gayret edelim. Bu kutlu Doğum Haftası’nda yapılan konuşmalardan, din büyüklerimizin yaptıkları vaaz’u nasihatlerden, televizyon proğramlarından: Peygamberimizin dünyayı şereflendirmesini iyice kavramaya çalışalım. Bu asrın insanı olarak hepimizin Allahü Teala’nın lütfuna ve sevgili peygamberimizin şefaatine çok ihtiyacımız var. Bunun idrakinde olalım. Tüm Güneş okurlarının ve Fatsalı hemşehrilerimizin Kutlu Doğum Haftalarını kutluyorum. Saygılar sunuyorum.
DAMLA SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
Ordu Bilim Kültür Sanat Derneği’nin katkılarıyla hazırlanan “ Renklerin Büyüsü” isimli geleneksel Sanatlar Sergisi’nde: Hat sanatlarını ve resimlerini görme fırsatımız oldu. Bu sergide gerçekten çok seçkin eserler sergilenmişti. Bizim dikkatimizi en çok Ferhat Kurlu’nun dünya birinciliği kazanan İslam Hattıyla yaptığı tablosu oldu. Ferhat Bey, Fatsa İslamdağ kökenli bir insan. Bu hat sanatında kazandığı ikinci dünya birinciliği oluyor. Bu sanatta Ordu’nun dünyada çok seçkin bir yeri var. Bununla gurur duyuyoruz. Allah cc. başarılarını devamlı kılsın inşallah. 14 Nisan akşamı da Karagöz ve Hacivat, tarihi gölge oyunumuz sergilendi ve çok beğeni topladı. Bu kültürümüzün de yaşatılmasından mutluluk duyduk. Geçmişte bu bir sanat kolumuzdu. 17 Nisan rahmetli Özal’ın ölüm yıldönümüydü. 19. ölüm yıldönümünde onu rahmetle anıyoruz. Allah cc. mekanını cennet etsin. Rahmetli unutulmayacağını biliyordu. Unutulmadı, unutulmayacak inşallah.
Bu sayıda daha fazla

Kalas köprüde can pazarı!

CHP’de Doğan Çelebi Dönemi


