Köşe yazısı
ÇARE NEDİR?
Bediüzzamanda Van gölü’nün kenarına: Mısırdaki Elezher üniversitesi gibi bir üniversite kuralım. Bu bölgenin ve komşu devletlerin gençlerini orada eğitelim diyordu. Bu üniversite için çok teşebbüsler etmiş amma kurmaya Muaffak olamamıştı. Şimdi Van depremi bize bir intibah tokadı vurdu. Eksikliğimizi ve merkezin Van ilimiz olması gerektiğini anladık. İnşallah bir asra yakın bir gecikmeden sonra belki beşyüz milyar dolar da kaynak kaybı oldu. Bunca kayıplardan sonra :İnşallah Van depremiyle olay açıklık kazandı.Bir yandan Van’ı imar ederken diğer yandan da Van üniversitesi’nin temelini atacağız.Türk insanı bir bütün olarak Van’ın yanında yer aldı. Bu millet AK Parti’ye birkaç dönem daha şans verecek inşallah. Bu işler koalisyonla yapılamaz. Burada kurulacak üniversite Mısırdaki Elezher Üniversitesi gibi dine dayalı bir üniversite olmalı.Komşu devletlerin gençleriyle birlikte 60-70 bin mevcudu ve yılda da 10-15 bin mezunu olmalı.Bu okulda okuyanlar illa da Öğretmen olacak diye bir kayıt olmayacak. İslam kardeşliğini derinlemesine bilen mezunlar verecek. Bizim ilahiyat fakülteleri de yine görevlerine devam edecekler. Bizim düşündüğümüz üniversiteye imtihanla girilmeyecek. Birkaç sene içinde belki de 100 bin mezunla bu bölgedeki anarşinin kökünü kazıyacak.
Bediüzzaman:İslamı terk eden bir insan hristiyan olamaz. Zındıkaya sapar tümüyle anarşist olur buyuruyor. Bediüzzaman bu bölgedeki muhtemel anarşiyi haber verince:Türkiye’de anarşi sadece lugatlarda vardı. Bediüzzamanın: Yedi başlı ejderha olur diye de bir tabiri de vardı.Şimdi bunlar tümüyle gerçekleşti. Çareyi de Van depremi tüm Türkiye’ye kabul ettirdi. Türkiye bir bütün olarak Van’ın yanında yerini aldı. Devletimizin zirvesinde de buna uygun insanlar var. Sayın Cumhurbaşkanımız Diyarbakır konuşmalarıyla ve Bayramı Vanlı kardeşlerimizle bir arada geçirerek bayrağı kaldırdı. Bir maaşını vererek de fiilen bu işe katıldı. Sayın başvekilimiz de öyle: Bir maaşını vererek ve askerimizi Irak’tan çekerek kardeşlik yoluna yöneldi. Sayın Fethullah Hocaefendi de Bediüzzamanın öğütlerini ifade ederek ve en önemlisi: ALLAH ın(c.c) Peygamberlerine koyduğu nizamı da örnek vererek işin önünü açtı. Artık insanları asker ve polis korkusuyla değil, Allah korkusuyla yönlendirme zamanının geldiğinden hiç kimsenin şüphesi kalmadı.
Büyük Alimlerin öğütleri çok önemli: Bizim devletimiz ve insanlarımız da bunu idrak ettiler. Biz iş adamlarımız da bu bölgeye hiç çekinmeden yatırım yapacaklar diye düşünüyoruz. Tahmin ediyorum devletimiz bu bölgeye teşvik verecek. Bediüzzamanın şarkta din, garpta da fen geçer buyruğu da üniversitenin açılmasıyla kısa sürede gerçekleşecek. Hoca efendinin hayatta olmaları da bizim için Allah (c.c) bir lütfu. Herhalde bundan sonra askeri operasyonlar elebaşlarını ve günlük bazı olayları takip edecekler. İnşallah Allah korkusu ile bu işi bitireceğiz. Zirve bir bütün olarak yerinde kalacak. 2-3 dönem diye bir kayda gerek yok.




