Köşe yazısı
ADA LİMANI
Ada ile Yason burnunun arasında tahmin ediyorum on mil mesafe var.Halbukiyse en büyük limanın girişi 400 metre civarında oluyormuş. Fatsa limanı balıkçı barınağı diye yapıldı. Ben orada çok tuz boşalttım. 4.35mt. su kesen bir tekneyi biz oraya çok zor yanaştırıyorduk. Ondan sonra içi tarandı tahmin ediyorum. Şimdi limanda 5 metre su vardır. Şimdi gemilerin altı düz, fazla yük taşıdığı halde,fazla su kesmiyor. Bizim görüşümüze göre şimdi 3-4 bin tonluk gemiler rahat girer. Yani balıkçı barınağı Fatsa sahilinin derin olması nedeniyle şimdi liman oldu. Bu limanın büyüme şansı da var. Mendireği ırmak istikametine doğru uzatmak: Fatsa iskelesinin 60 metre uzatılması esnasında buna itiraz etmiştik. Burada gemi iskelesi olmaz diye direnmiştik. Eski iskelenin başında 9 metrenin üzerinde su vardı. Ancak gemilerin boyu uzun olduğu için, geminin burnu karaya oturuyordu. Eski iskelenin uzantısının dalgalara baş veren bir açıyla Ünye istikametine doğru uzatılması gerekiyordu. Burada da çok su vardı, bu da imkansız. Bu iskeleyi uzatma sevdasından vazgeçin, limanın men direğini elekçi ırmağı istikametine doğru uzatalım dedik.
Kıyı kaptanları da bizim görüşümüzde idiler. Özellikle Azmi Reis bu işi bilen bir insan o da bizim yanımızdaydı. Sürtüşme büyüdü: Samsun limanlar bölge müdürlüğünden teknik eleman istendi: Bir ekip gelip eski iskele çevresindeki su derinliklerini ölçtü. Bu ölçü Ziya Toprakbastı ile beraber, bizim yaptığımız iskandil ölçüsünü tuttu. İskeleyi ileriye doğru uzatalım dediler. İleride gereksiz derinliklere ulaşılır dedik. Biz kıyı kaptanları ile mendireği uzatma yönünde ısrar ettik. Bu defa da limanlar bölge müdür muavini geldi. İskelenin başında bir masadayız. Müdür bey sadece bilgi verdi. Her tarafı aynı seviyede olursa 10mt. Suya 15 bin tonluk gemiler, 12mt. olursa 40 bin tonluk gemiler yaklaşır dedi. İskelenin tahrip olmaması için, iskelenin dalgalara baş vermesi ve gemilerin baş kıç sallanması gerekiyor dedi. Bürokratlar siyasilerin yapmak istedikleri işlere olmaz demiyorlar. Sadece bilgi veriyorlar. Bizim haklı olduğumuz anlaşıldı. Amma siyasiler bu işi yine de böyle yaptılar.
Sayın İdris Şahin’in sitemkar sözleriyle biz bu işi bir daha ağzımıza almayacak şekilde noktalayalım. Sayın Tayfun Karataş,istikbal vaad eden değerli bir insanımız özellikle ben kendisini çok severim. Kabahat bizde tecrübelerimizi ona aktaramamışız. Yaşı icabı bu işin detaylarını bilmemesi normal. İdris Naim beyin bu bilgilendirmesini bir ağabey davranışı olarak kabul ediyoruz. Diğer istekleri de bir yana bırakıyoruz, oy getirecek daha pratik işleri tartışma zamanı. Biz televizyonlardan Kemal Kılıçdaroğlu’nun rakam vermeden yaptığı konuşmaları dinlerken iki fikrin karşı karşıya gelmiş olduğu kanaatına varıyoruz. Herkes safını bilme li, ayrıntılardan vazgeçmeliyiz…




