İçeriğe geç
Köşe yazısı

Köşe yazısı

BU HAFTA

Güneş Haber Merkezi 2 dk okuma 984 okunma

  Değerli Güneş Okurları,

8 Mart’ta Dünya Kadınlar Günü’nü 12 Mart’ta –bugün- İstiklal Marşı’mızın kabulünün 89. Yılını kutladık.

Bütün kadınlar için Nazım Hikmet’in “Kadınlarımız” şiirini paylaşalım:

KADINLARIMIZ

Toprak öyle bitip tükenmez,/dağlar öyle uzakta,

sanki gidenler hiçbir zaman

hiçbir menzile erişemeyecekti.

Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle

Ve onlar

ayın altında dönen ilk tekerlekti.

Ayın altında öküzler

başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi

ufacık kısacıktılar

ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında

ve ayakları altında akan

toprak,

toprak,

ve topraktı.

Gece aydınlık ve sıcak

ve kağnılarda tahta yataklarında

koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.

Ve kadınlar

birbirlerinden gizleyerek

bakıyorlardı ayın altında

geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.

Ve kadınlar

bizim kadınlarımız:

korkunç ve mübarek elleri

ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

anamız, avradımız, yarimiz

ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız

ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki

ve kara sabana koşulan ve ağıllarda

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

kadınlar,

bizim kadınlarımız

şimdi ayın altında

kağnıların ve hartuçların peşinde

harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi

aynı yürek ferahlığı,

aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.

Ve onbeşlik şarapnelin çeliğinde

ince boyunlu çocuklar uyuyordu.

Ve ayın altında kağnılar

yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon’a doğru.

Nazım Hikmet

İSTİKLAL MARŞIMIZIN YAZILIŞ ÖYKÜSÜ

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra elimizde kalan son vatan parçası Anadolu düşmanlar tarafından işgal edilmiş, ezan sesleri susmuş, Türk milleti tarihinin en karanlık günlerini yaşıyordu. Türk ordusu milleti ile bütünleşerek dört koldan yurdumuza saldıran düşmanlara karşı bir ölüm kalım savaşına girişti.

İstiklal Marşı, Türk milletinin yürüttüğü bu kahramanca mücadeleyi dile getirmek, ordumuzun manevi gücünü yükseltmek amacıyla yazıldı. Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY tarafından yazılan İstiklal Marşı, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi.

Mehmet Akif, Türk milletinin kan ağladığı o karanlık günlerde, Anadolu’yu dolaştı, milletin dertlerini yakından gördü, kurtuluş çarelerini gösterdi. Halkı düşmana karşı mücadeleye çağırdı. O, milletimizin en karanlık günlerinde;

“Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.”

diye haykırarak milletimize ümit, heyecan ve kuvvet verdi.

İstiklal Marşında, Türk milletinin tarih boyunca kutsal emanet olarak taşıdığı bayrak, vatan, millet, din, iman, İstiklal ve hürriyet gibi milleti millet yapan maddi ve manevi değerler yer almıştır.

İstiklal Marşı, Milletimizin varlığının, istiklal ve hürriyetinin bir ifadesidir. İstiklal Marşı’nda milletimizin imanı, kahramanlığı, şan ve şerefle dolu tarihi yatmaktadır.

İstiklal Marşı, milli varlığımızın sembolüdür. Mehmet Akif, bu şiiri kahraman ordumuza hediye etmiş, Safahat kitabına bile almamış; “Bu, benim değil milletimindir.” demiştir. Türk milletinin evlatları olarak İstiklal Marşının heyecanını duymak, ona derinden saygı duymak hepimizin görevidir.

Bu vatanı kurtaran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, silah arkadaşlarının, Milli şair M. Akif Ersoy’un ve ebediyete intikal etmiş bütün Türk büyüklerinin manevi huzurunda saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun.

Bu sayıda daha fazla

Bu sayının tamamı