İçeriğe geç
Bunları biliyor musunuz?

Sayı 2159 · 9 Kasım 2012

Bunları biliyor musunuz?

•Çetin Akbaş’ın “Her gece beşik sallıyorum, bir türlü çocuğu uyutamıyorum. Bu işin sırrını öğrenmek için  seminer verselerde katılsam ” dediğini,

  ***•***

•3 günlüğüne  ailesi ile birlikte Gürcistan’a gezmeye giden Hatice Durak Gürsoy’un gezi dönüşü “3 gün gezdim ama 3 günde de kendime gelemedim”dediğini,

***•***

•Ahmet Çelik’in  “Sabah kahvaltısı yapmadan güne başlamam. Yoksa o günkü performansım çok düşük seyrediyor” dediğini,

***•***  

•İsmail Güvenkaya’nın tek başına aylardır gide gele alıştığı ızgara salonuna şimdide arkadaşlarını götürüp ızgara yedirmeden  göndermediğini,

***•***

•Bilal Hafızoğlu’nun özlediği eski arkadaşlarını sık sık telefonla arayarak “Ne varsa yine eski arkadaşlarda var. Yeni jenerasyonlara pek alışamıyoruz” dediğini,

***•***  

•45 yaşındaki genç işadamlarından Alperen Mutlu’nun babasıyla birlikte dernek tarafından yapılan toplantıları kaçırmadığını,

***•***

•Ali Yazgı’nın “ işlerimin yoğunluğu  nedeniyle evim ile okul arasında mekik dokuyorum. İlk fırsatta kendime zaman ayırıp arkadaşlarımla sohbet etme fırsatı bulacağım” dediğini, 

***•***

•Salih Durak’ın “öğle arası açlığımı gidermek için ekmek içi yemeden duramıyorum” dediğini,

***•***

•Ücretsiz akıl ölçümü yapmaya başladıktan sonra yüzlerce kişinin sıra beklediğini söyleyen Muharrem Göç’ün, “Bu kader rağbet göreceğini bilseydim, işi ticarete dökerdim” dediğini,

***•***

•Gaziantep’ten getirdiği kuru baklavayı sadece İzmir’deki yakın arkadaşı Tevfik Bursa’ya gönderen Beş Kuruş Tahir’in, “Benim en sıkıntılı günlerimde bana bir tek o destek verdi. Ben de sadece ona gönderdim” dediğini,

***•***

•Son Ankara seyahatinden memnun kalmayan Ecz. Süleyman Çürüksu’nun, “Hemşehrimiz Dervişoğlu seçimi kazansaydı, moralimiz düzelirdi” dediğini,

***•***

•Kırmızı modasından bir türlü vazgeçmeyen Ahmet Becioğlu’nun, “Kırmızı olsun 5  kuruş pahalı olsun diye boşuna dememişler. Ben de Kırımızı giyinerek kıymet artırıyorum” dediğini,

***•***

•Sosyete manavı Salih Kantar’ın, “İşyerimizin adı Sosyete olmasına rağmen, en çok orta tabakadan müşterimiz var” dediğini,

***•***

•Amerika seyahatinden geldikten sonra aldığı hediyeleri bir türlü yerine ulaştıramayan Hakan Ateşli’nin, “Yoğun işlerimden fırsat bulamadım. Hediyeleri  kısa zamanda yerlerine ulaştıracağım” dediğini,