İçeriğe geç
Bunları biliyor musunuz?

Sayı 2123 · 17 Şubat 2012

Bunları biliyor musunuz?

•Antalya’da ikamet eden ünlü işadamlarımızdan Ahmet Gündoğdu’nun İzmir’de öğretmenlik yapan çocukluk arkadaşı Faruk Keskin’in meseleğinin öğretmenlik olduğunu öğrenince, “Hadi canım ne öğretmeni? O dedi diye öğretmen mi olunuyormuş” diye söylenip durduğunu,

***•***

•Orman işletmesinin müzmin bekarı Ercan Er’in, yağan karları çuvala doldurarak evde kardan bayan yaptıktan sonra, “Ne elaleme muhtaç olacağım yav. Aha karımı karı,  dırdırı, mırdırı, masrafı yok” dediğini,

***•***

•Edebiyat öğretmeni Gürsel Oral’ın yaptığı sohbetlerin sonunda sözlerini atasözü ve özdeyişlerle tamamladığını, 

***•***

•Yurtdışı gezisinin gerçekleşmemesini nazara bağlayan İsmail Güvenkaya’nın çok sayıda nazar boncuğu yaptırarak gelen müşterilerine “Bu bizim firmamızın hediyesidir”  diyerek çaktırmadan dağıttığını,

***•***

•Yeni anne olmanın mutluğunu yaşayan Ayşe Kayalı’ın “Evimizde yeni bir gül daha açtı, Allah herkese anne olmanın mutluluğunu yaşatsın”dediğini,

***•***

•TV’de yayınlanan evlenme proğramlarına katılmak için kanallardan teklif gelen  Musa Aydoğan’ın evden gerekli izni almak için onay  beklediğini,

***•***

•Her gün oğlunu okuluna götürüp getiren  Metin Aydemir’in “Evde görev taksiminde bu iş bize düştü ne yapalım, verilen görevi severek yapmak zorundayız” dediğini,

***•***

•Neşat Cep’in “Artık zamanı geldi. Arkadaşlarımla biraraya gelip ızgara partisi vereceğim” dediğini,

***•***

•Yeni görevine başlayan Ahmet Çelik’in “Yeni görevimde, yeni arkadaşlarımla birlikte ekip halinde başarılı işler yapacağıma  inanıyorum”dediğni,

***•***

•Sevgililer gününde eşine sürpriz yapmak için çaktırmadan  bürosundaki çiçeklerden götüren Çetin Akbaş’ın “Bende artık bu işi öğrendim. Bundan sonra her yıl bu alışkanlığımı devam ettirmek istiyorum” dediğini, 

***•***

•Arkadaşlarını  hafta sonu Akçabaat köftesi yedirmek için araklı’ya davet eden Yusuf Çaya’nın, Cuma akşamları otobüse atlayıp soluğu Fatsa’da aldığını,

***•***

•Sevililer gününde eşine aldığı hediyeyi ne olur ne olmaz diye  gizlice eve götüren Tahir Olacay’ın, “Nazar değer diye  korkuyorum” dediğini