İçeriğe geç
Bunları biliyor musunuz?

Sayı 2108 · 28 Ekim 2011

Bunları biliyor musunuz?

•Misafirperverliği ile tüm arkadaş çevresince  takdir edilen Ayşegül Bilgili’nin son olarak yanına ziyarete giden arkadaşlarına beş ay önce  kendi elleriyle yapıp, dolabında muhafaza ettiği  böreklerden  ikram ettiğini,

***•***

•Eşinin rahatsızlığı nedeniyle 2 gün hastanede kalan Fatma Şatıroğlu’nun “Uykusuzluk ne kadar zormuş, kendimi uyur gezer zannediyorum”dediğini,

***•***

•Metin Özkan’ın son günlerde arkadaşlarına ikram etmek için tuttuğu balıkları bir lokantaya satıp, bekleyenlere “ne yazık ki, bugün de balık tutamadım “ diyerek gönüllerini aldığını, 

***•***

•Ali Yazgı ve Şaban Göç’ün tüm dostlarına kutsal topraklardan selamlarını söylediklerini, 

***•***

•Yeni aldığı otomobilini denemek için  hergün 50 km. yol yapan Saliha Özkan’ın, “Acemilikten 1 hafta içinde çıkacağım” dediğini, 

***•***

•Şevki Karabacak’ın, son günlerde “hüzünlü görünüyorsun” diyen arkadaşlarına “Artık yaş kemale erdi, kendimize dikkat etmeliyiz“ dediğini,

***•***

•Tahir Olcay’ın (beş kuruş tahir)  “Tevfik Bursa ile her sabah  görüşme yapmadan güne güleryüzle  başlayamıyorum” dediğini,

***•***

•Gece yarılarına kadar İnternetten ayrılmayan Bahattin İlişik’in gündüzleri de yakın arkadaşlarına zaman ayıramadığını,

***•***

•Yusuf Başta’nın “Çocuklarım büyüyene kadar köydeki evimi yaptırıp onlara hediye etmek istiyorum” dediğini,

***•***

•Esra Coşkun’un “Bizi görmezden gelen bazı arkadaşlara sitem gönderiyorum” dediğini,

***•***

•Orduspor-Bursaspor maçına giden Zafer Göç’ün “Böyle bir maç seyretmedim” dediğini,

***•***

•Doçentlik ünvanı alan Gürol Özcüre’nin “5 yıl içinde Prof. olmak için şimdiden kolları sıvamak gerekiyor” dediğini,

***•***

•Ahmet Becioğlu’nun yeni açtığı işyerinde   Güneş personeline vereceği yöresel yemek ziyafeti için  menülerini 1 gün önceden hazırlamaya başladığını,

***•***

•Baba olduktan sonra ağzı kulaklarına varan Rıfkı Altuntaş’ın, “Büyüklerimizin söylediği ne kadar nenni varsa internetten indirip ezberledim.  Bundan sonra ihtiyacı olanlara cd olarak hediye verebilirim” dediğini,

***•***

•Evinini önündeki bahçe duvarının yıkılmasından sonra su baskınana uğrayan Alaaddin Eriş’in,  “Bu defa işi ustalara bırakmayıp kendi duvarımı kendim öreceğim” dediğini,

•Misafirperverliği ile tüm arkadaş çevresince  takdir edilen Ayşegül Bilgili’nin son olarak yanına ziyarete giden arkadaşlarına beş ay önce  kendi elleriyle yapıp, dolabında muhafaza ettiği  böreklerden  ikram ettiğini,

***•***

•Eşinin rahatsızlığı nedeniyle 2 gün hastanede kalan Fatma Şatıroğlu’nun “Uykusuzluk ne kadar zormuş, kendimi uyur gezer zannediyorum”dediğini,

***•***

•Metin Özkan’ın son günlerde arkadaşlarına ikram etmek için tuttuğu balıkları bir lokantaya satıp, bekleyenlere “ne yazık ki, bugün de balık tutamadım “ diyerek gönüllerini aldığını, 

***•***

•Ali Yazgı ve Şaban Göç’ün tüm dostlarına kutsal topraklardan selamlarını söylediklerini, 

***•***

•Yeni aldığı otomobilini denemek için  hergün 50 km. yol yapan Saliha Özkan’ın, “Acemilikten 1 hafta içinde çıkacağım” dediğini, 

***•***

•Şevki Karabacak’ın, son günlerde “hüzünlü görünüyorsun” diyen arkadaşlarına “Artık yaş kemale erdi, kendimize dikkat etmeliyiz“ dediğini,

***•***

•Tahir Olcay’ın (beş kuruş tahir)  “Tevfik Bursa ile her sabah  görüşme yapmadan güne güleryüzle  başlayamıyorum” dediğini,

***•***

•Gece yarılarına kadar İnternetten ayrılmayan Bahattin İlişik’in gündüzleri de yakın arkadaşlarına zaman ayıramadığını,

***•***

•Yusuf Başta’nın “Çocuklarım büyüyene kadar köydeki evimi yaptırıp onlara hediye etmek istiyorum” dediğini,

***•***

•Esra Coşkun’un “Bizi görmezden gelen bazı arkadaşlara sitem gönderiyorum” dediğini,

***•***

•Orduspor-Bursaspor maçına giden Zafer Göç’ün “Böyle bir maç seyretmedim” dediğini,

***•***

•Doçentlik ünvanı alan Gürol Özcüre’nin “5 yıl içinde Prof. olmak için şimdiden kolları sıvamak gerekiyor” dediğini,

***•***

•Ahmet Becioğlu’nun yeni açtığı işyerinde   Güneş personeline vereceği yöresel yemek ziyafeti için  menülerini 1 gün önceden hazırlamaya başladığını,

***•***

•Baba olduktan sonra ağzı kulaklarına varan Rıfkı Altuntaş’ın, “Büyüklerimizin söylediği ne kadar nenni varsa internetten indirip ezberledim.  Bundan sonra ihtiyacı olanlara cd olarak hediye verebilirim” dediğini,

***•***

•Evinini önündeki bahçe duvarının yıkılmasından sonra su baskınana uğrayan Alaaddin Eriş’in,  “Bu defa işi ustalara bırakmayıp kendi duvarımı kendim öreceğim” dediğini,