CİP ŞENLİĞİ OTURMUŞTUR
Öncelikle 7. si yapılan Cip Şenlikleri’ne ilk kez katıldığımı söylemeliyim.
Bundan önceki yıllarda, sadece konvoy yola çıkmadan önce kahvaltı aşamasında katılıyordum. Gerisi yoktu…
Ama bu kez, adeta geçmiş yılların acısını çıkarmış oldum.
Daha önce katılanların söylediğine göre bu yıl yoğun bir katılım yaşandı.
Düşünün… Ben bile katıldığıma göre…
Neyse… Sadede gelelim: Elbette böylesine çok boyutlu bir organizasyonun eksikleri olacak ve eleştirilecektir.
Bu kapsamda benim de kendime göre söyleyeceklerim var tabi…
Fakat bu şenlik, ülkenin ve bölgemizin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik koşullarına rağmen başarılı olduysa, önemli bir mesafenin alındığı muhakkaktır.
Zaten yaylaya vardığımızda gördüğüm kalabalıkla karşılaşınca, içimden gayr-ı ihtiyari “bu iş oturmuştur” dedim.
Çünkü özellikle Pazar günü, şenliğin başladığı ve devam ettiği saatlerde bile, Aybastı yönünden akın akın gelen araçlar, her şeyi açık seçik ortaya koyuyordu.
Ekibimdeki arkadaşlarla birlikte kabaca yaptığımız bir hesaba göre, yaklaşık bin beş yüz araçlık katılım oldu.
Bu rakamı küçümsemek mümkün değil…
Bu seneyle birlikte önemli bir ivme kazanan Cip Şenliği bu kadarla da yetinemez…
Katılım seviyesi üç bin, beş binlere kadar çıkmalıdır.
İnancım şudur ki; Cip Şenliği ulusal ve uluslar arası düzeyde istenilen aşamaya gelecektir.
Her geçen yıl biraz daha şehirlerin insanı bunalttığı ve dünyayı dar ettiği bir dönemden geçtiğimizi düşünürsek, bu süreç kaçınılmazdır.
Yani deyim yerindeyse her geçen yıl Cip Şenliği’nin alıcısı artacaktır.
Bu ne demektir?
Bu; yıllardır arzuladığımız turizm olgusunun tetiklenmesi demektir. Bu anlamda amacına ulaşma sürecini yaşayan bir bölge konumuna geldiğimizin işaret fişeğidir.
Peki, bunca olumlu yaklaşımıma rağmen korkularım yok mu? Elbette var…
Toplumsal genetiğimizde güzel giden bir süreci tüm yeteneklerimizi kullanarak berbat etme özelliğimizi unutmayalım.
Birçok olumsuz gelişme, bu mükemmel organizasyonu bir anda yerin dibine batırabilir.
Biz, böylesi organizasyonlarda ön plana çıkanları pek sevmeyiz. Eleştiri oklarımızı anında saplarız.
Bunu yaparken de verdiğimiz zararın muhasebesini asla yapmayız.
Kimilerimiz de gereksiz yere ön plana çıkmaya çalışabilir. Maalesef bunun da faturasını ödemek zorunda kalabiliriz.
Her hangi bir siyasimiz günün birinde “Cip Şenliği bizim eserimizdir” diyerek siyaset üstü bu oluşumu malzeme yapmaya kalkışabilir.
Bir gazeteci çıkıp: “Cip Şenliği kullanılarak yolsuzluk yapılıyor” şeklinde desteksiz atarak, organizasyona emek verenleri soğutabilir.
Yetkililerimiz, her şey yolunda giderken özellikle yabancı turistin rahat edeceği alt yapıyı hazırlamakta geç kalabilir ve istemediğimiz anlamda reklâmımızın yapılmasına neden olabilir.
Bununla ilgili size çok basit bir örnek: Koskoca Perşembe Yaylası’nda halen umumi bir tuvalet yok… İnsanlar ihtiyaçlarını nerede ve nasıl karşıladı dersiniz?
O nedenle yetkililerin şimdiden tezi yok, derhal harekete geçmeleri gerekir.
Seneye inşallah daha iyisini görmek arzusuyla, Cip Şenliği’ne emeği geçen herkese gönül dolusu teşekkür ediyorum. HOŞÇAKALIN.
